FA HAVA DURUMU ANDROİD UYGULAMAMIZ TAMAMEN YENİLENDİ. TIKLAYINIZ
Hava Modelleri, Diyagramlar ve Radar için tıklayınız

by at 26-10-2021, Saat: 19:11
Değerli üyelerimizden Orçun Bostancı ve Serkan Sezenoğlu 2022 kış tahmin videosu sizlerle.




by at 11-08-2021, Saat: 15:13
Sonbahar için veriler gelmeye başladı, ülkemiz için mevsim normleri beklenti var ancak karadenizde normaller üstü yağış bekleniyor, bu seller ile boğuşan bölgede bu durumun devam edebileceğini gösteriyor.



resim
resim
by Serkan Sezenoğlu at 23-05-2021, Saat: 17:15
MARMARA DENİZİ'NDE DENİZ SALYASI (MÜSİLAJ) TEHDİDİ

   

Marmara Denizi'nde deniz salyası (müsilaj) tehdidi sürüyor. 

Başlıca sebepleri :

-Evsel atık su arıtma tesislerinin
yetersizliği, kirlilik

-Atık suların arıtılmadan denize verilmesi

-Marmara Denizi'nde tuzluluk oranındaki artış 

-Karadeniz'in kirliliğinin Marmara Denizi'ne akıntı yoluyla ulaşması 

-Marmara Denizi'nde su akıntı hızının
düşmesi

-İklim değişikliği, deniz suyu sıcaklıklarındaki artış

-Artan nüfus ve kaynak kıtlığından dolayı denizleri hor kullanma ve denetsiz avcılık 

-Marmara Denizi'nde su sıcaklığının hala çok yüksek olması

-Azalan çözünmüş oksijen miktarı

-Ekolojik tahribat

   

Marmara kıyılarında su yüzeyi ve altında görülen ve halk arasında 'deniz salyası' ya da 'kaykay' olarak bilinen 'müsilaj' balik popülasyonu için de çok ciddi bir tehdit...

Şu sıralar Marmara Denizi'nde neden çoklar?

Net bilimsel bir çalışma yok ancak çeşitli sebepler üzerinde duruluyor:

İstanbul Üniversitesi'nin almış olduğu numune sonuçları denizdeki tuzluluk oranı seviyesinin normallerin çok üzerinde olduğu bulgularını ortaya koymaktadır. Normal şartlarda binde 19 olan oran şu an binde 24 seviyelerinde olup, gittikçe yükselmektedir. Sıcaklık farkı olmadığı için de bir akıntı oluşmuyor ve bulanık halde olan deniz sirkülasyonu sıfırlanmış şu sıralar durumda. Bugün itibariyle Avşa adasında az da olsa akıntıyla gelen temizlenme, memnuniyet verici. 

Kirlilik salgın hastalık gibi yayılır. Karadeniz'de trol avcılığı serbesttir. Nedeni yüzeyden 150 metre derinlik sonrası yaşam olmaması. Peki Karadeniz'i kirleten kim? Kıyısı olan ülkeler yanı sıra, Avrupa'nın birçok ülkesinden geçerek Karadenize dökülen Tuna nehri. Bu ve buna benzer nehir, akarsular, sanayi atıkları ile tarımsal kirlilik sebepleri ile karadeniz faunasının büyük kısmı yok olmuş durumda.

Karadeniz, kirliliğini nereye boşaltıyor? Marmara'ya akıntı yoluyla geliyor. 

Karadeniz'den Marmara'ya gelen su her geçen gün daha da kirli.

Taşıma kapasitesinin üstünde aşırı besin elementi girdisi nedeniyle Marmara Denizi'nin ötrofikasyon (büyük su kitlelerinde gerçekleşen alg ve plankton artışı) riski her geçen gün artıyor.

Planktonların en önemli çoğalma sebebi ise, Sardalya, Çaça ve Hamsi gibi balık türlerinin aşırı avcılığı.. 

Gerekli evsel atık su arıtma tesislerinin hayata geçirilmemesi, atık suların arıtılmadan denize verilmesi, Marmara Denizi'nde su değişim hızının düşük olması ve giderek düşen çözünmüş oksijen miktarı ötrofikasyon seviyesini yükselterek ekolojik kaliteyi de düşürüyor.

Marmara Denizi'ne gerekli arıtım yapılmadan gerçekleştirilen atık su deşarjları da ötrofikasyonun ana nedenlerini oluşturuyor.

Ötrofikasyon da Marmara Denizi'nde en dikkati çekici problem olan ve "salya" olarak bilinen müsilaj oluşumlarına neden oluyor...

https://www.instagram.com/p/CPN6fxzgGjT/...=copy_link
by at 22-03-2021, Saat: 22:12
Uzun yıllar sonra mart sistemi için konu açmakta varmış, kar şartları bu gece (24 mart) istanbul ve marmarda devam edecek.


resim

by at 25-02-2021, Saat: 11:41
resim
by Akın Kurtoğlu at 21-02-2021, Saat: 18:37
resim

KARLI BİR SABAHIN ARDINDAN TAKSİM MEYDANI - (VII)

Gecesi karlı geçen bir sabahın hemen sonrasında Taksim Sular önü... Öğlene doğru onbuçuk-onbir civarı. Soldaki direğin üzerine raptedilen "Tramvay Mecburî Durak" ibâresinin altına iliştirilen minik teneke dikdörtgende "Kıt'a" yazmakta. Yani o nokta, tramvay hatları için bir ücret atlama noktası. Buradan itibaren hem Harbiye hem de Galatasaray yönüne devam edecek olan seyahatlerde, her bilete yirmişer para daha ilâve olacak. Yani yarım kuruş...

Yol üzerindeki transit durağı kullanan tramvaylarsa, Tünel istikametinden ve daha gerilerden, Suriçi'nin muhtelif noktalarından hareket ederek Köprü-Karaköy-Voyvoda-Okçumusa-Şişhane-Meşrutiyet yoluyla Galatasaray dörtyol ağzına çıktıktan sonra İstiklâl'i kullanarak buraya ulaşan, ardından da Taksim üzerinden Cumhuriyet Caddesi'ne girecek yahut aynı yoldan geri dönecek olan olan arabaların indi-bindi yaptığı kıymetli bir istasyon...

Buradan Kurtuluş'a, Maçka'ya, Harbiye'ye ve Şişli'ye tek vasıtayla ulaşabilmeniz mümkün. Hatta kısa bir süre önce hizmete giren Mecidiye Köyü tramvayları da buradan geçmekte. Her nekadar saatleri şimdilik seyrek olsa da...

Şayet yolun karşısına geçerseniz, tramvaylar bu kez de sizi Sirkeci'ye, Eminönü'ne, Bayazıd'a, Aksaray'a ve Fatih'e kadar götürmek üzere emrinize âmâde... Eğer Tünel istikametlilere binecek olursanız, yalnızca yüzbeş saniyede Karaköy'e kestirmeden inmek de olası. En azından vapur bağlantısı için son derece hızlı ve ideal bir alternatif...

Tam karşımız helâlar. Soldaki kapı bayanlara, sağdaki girişse baylara... Her iki kapının girişine de usturuplu bir tahta perde çekmişler. Bu da bir ihtiyaç, hele ki Taksim gibi bir merkezin olmazsa olmazlarından...

Rüzgâr İstiklâl Caddesi-Sıraserviler tarafından ve oldukça güçlü esiyor. Hanımların mantoları ve beylerin pantolonlarına dolan hava, elbiseleri Gezi-Mete Caddesi istikametine doğru havalandırıyor. Cereyanın yönü tam da o anlarda Günbatısı-Karayel (Balkanlar'dan  esmekte) ve şiddeti de muhtemelen üç... O sırada yağış tekrardan başlasa, yerde ciddi bir kar tutar bu rüzgârın etkisiyle, ama hava da aksi gibi açık, bulutsuz... Artık kısmet belki akşama.

Ağzında cigarasıyla bize doğru yürümekte olan bey, her iki elini de paltosunun cebine sokmuş ve kendini riske atmış. Hava oldukça soğuk, keskin ve buz gibi. Haklı adamcağız ama, hiç değilse bir elini dışarıda bırakması kendisi için daha hayırlı. Çünkü yerdeki balıksırtı mozaik parke doku, ayakkabıların topuklarını oldukça şiddetli şekilde kaydıracak derecede ıslak ve kaygan... Bir dengesini kaybetti mi, sonu kötü. Taksim İlkyardım'da açar gözünü sonra mazallah... Şapkası da yok zaten başında. Durduk yerde bu soğukta anevrizmayı davet edecek kadar kendine güveni tam...

Helâlara doğru yürüyen iri yapılı bey de; ya civar esnaftan biri ve olağan wc ziyareti için üzerine paltosunu dahi geçirmeden hareketlenmiş, ya da ekonomik durumu biraz kötü. Ortahalli. Karlı İstanbul'a bir tek kuru ceketle merhaba demiş. ... Allah yardım etsin, ne diyelim?

Maksemin önündeki çelik kepli memur, o dönemin trafik polisi. Cadde-i Kebir'in güvenliğinden ve seyrüseferinden sorumlu personelden biri. Merkez binaları da hemen meydanın gerisinde, Opera binası inşaatının önündeki Sarı bina. Taksim Polis Merkezi...

Kuşluk vaktinden sonra yükselen güneş, kubbelerdeki ve çatılardaki karı hızlı bir şekilde eritmiş. Geriye kalanların muhteviyatına bakacak olursak; sıkı ve sert bir kar tipisi sonucu değil, gevşek bir yağışla birlikte indikleri belli oluyor. Görüntüleri nisbeten yumuşak ve öğleden sonra çözülerek suya dönüşmeye son derece meyilli...

Kar tipileri ve bulgur tarzı hızlı yağışlar İstanbul'da Aralık ve Ocak aylarında gerçekleşir. Bunlar zeminde kısa sürede çok yoğun ve sıkı bir örtü bırakır. Şubat ve Mart'ta ise yağışın keskinliği azalır, lapa lapa iner ve yerde dolgun, hacimli fakat gevşek bir birikim olur. Demek ki Ocak sonu Şubat başı geçiş dönemindeyiz artık...

Akın KURTOĞLU
by Şenay Alkan at 19-02-2021, Saat: 14:12
Hepinize selam sevgili dostlar... Uzun zamandır yoktum aranızda, biraz uzaklaşsam da hep takipteyim ama...
Biliyorum ki , hepimiz bu kar yağışılarını hasretle bekliyoruz . Ancak hiç bir zaman istenilen, beklenilen yağışlara ulaşamıyoruz. Hep son dakika hayal kırıklıkları ile umutla beklenilen yağışlara elveda diyoruz. Neden bu kadar veri , model varken önümüzde, tahmincilerimizin değerli görüşleriyle kesin gözüyle baksak da bir anda terse döner bu durum ? Var bir şey bunda...

Bir çoğunuz küresel ısınma deyip geçeceksiniz ya da İstanbul beton yığını haline geldi, bu kadar insan kalabalığına yağmaz tabi diyeceksiniz . Oysa ki tüm gün yağmayan yağmur tam okul ya da iş çıkışında tepemize iniverir. Sebebi insanların negatif (-) varliklar , bulutların ise pozitif (+) olmasıdır . Bu durumda düşünülenin aksine insan yoğunluğunun bulutları çekmesi gerekirdi değil mi ? Sonuçta zıt kutuplar birbirini çeker. Ama çekmiyor görünmez bir kuvvet engel oluyor. Ne olabilir bu ? Gelin birlikte düşünelim...

Öncelikle size 1955 ' te Eugene Parker' ın ortaya attığı bir anlatımla başlamak istiyorum. Bu düşünceye göre " Dönen bir sıvıda olduğu gibi, bir gezegenin içinde ergimiş
 halde bulunan madde diferansiyel dönme yapar.
Yani, merkezi dış katmanlara göre daha hızlı döner. Bu şekilde hareket eden iletken madde çekirdekteki manyetik alanı güçlendirir. Eğer bu iletken katmanlar yeterince sıcaksa  ve çalkantılıysa bu da varolan manyetik alanı güçlendirir."

İşte aradığımız gizli kuvvet ... Dünyanın manyetik alanı diğer adıyla jeomanyetik alan...
Dünya'nın koruyucu güç tabakası olan manyetik alan , Dünya'yı uzaydaki olumsuz hava koşulları ve radyasyondan korur. 

Yer manyetik alanı her zaman sabit değildir. Bunlar çeşitli periyotlarda oluşan değişimlerdir. Manyetik fırtınalar , günlük değişimler ,uzun dönemli değişimler, yüksek frekanslı değişimler , batıya doğru kayma , manyetik ters dönmeler gibi...
Bu değişimler hayvanlar ve insanlarda da birçok etkiye sebep olur. Örneğin kuşlar, balinalar gibi hayvanlar yönlerini kaybeder . İnsanlarda baş ağrısı, yorgunluk , sinirlilik , uykusuzluk ya da tam aksi ağır bir uyku, sakarlık gibi ... Elektronik aletlerde bozulmalar... Hatta meydana gelen anlamsız kazalar ...Böylesine güçlü bir kuvvet atmosferik koşulları da değiştirebilir. Doğal afetlerin hepsi gökten gelir yeri etkiler. Bu durumda iyonosferin bir tetikleyici , yansıtıcı katman olduğu akıllardan çıkmamalıdır.

Jeomanyetik bir alan oluşursa bulutlar o bölgeye giremez, farklı yöne kayar ve biz de öylece bakarız ardından .

Peki bu ne zaman son bulur ? Bölgemizde biriken bir enerji mevcut ne yazık ki... Bu enerji boşalımı sonunda rahatlayacaktır. İşte o zaman beklenilen gözlemlenen ve tahmin edilen yoğun kar yağışları bölgeye çökecektir. Ama o şartlarda bunu ister miyiz? Önemli olan da bu ...

Bu konuda bilgileriyle bana yön veren sevgili hocama sonsuz saygılarımla...
  • 1(current)
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • ..
  • 49
  • Sonraki 
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
Kullanıcı Adı/E-posta:

Şifreniz:


Giriş Yap
Forumda Ara

Forum İstatistikleri
Toplam Üyeler: 5,058
Son Üye: Kunduz
Toplam Konular: 343
Toplam Yorumlar: 75,863