<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Forum Atmosfer - Türkiye'nin Hava Durumu Forumu - Şenay Pısıl ALKAN]]></title>
		<link>https://www.forumatmosfer.com/</link>
		<description><![CDATA[Forum Atmosfer - Türkiye'nin Hava Durumu Forumu - https://www.forumatmosfer.com]]></description>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 08:29:39 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[NEDEN YAĞMAZ BU KAR ?]]></title>
			<link>https://www.forumatmosfer.com/konu-neden-yagmaz-bu-kar.html</link>
			<pubDate>Fri, 19 Feb 2021 14:12:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumatmosfer.com/konu-neden-yagmaz-bu-kar.html</guid>
			<description><![CDATA[Hepinize selam sevgili dostlar... Uzun zamandır yoktum aranızda, biraz uzaklaşsam da hep takipteyim ama... <br />
Biliyorum ki , hepimiz bu kar yağışılarını hasretle bekliyoruz . Ancak hiç bir zaman istenilen, beklenilen yağışlara ulaşamıyoruz. Hep son dakika hayal kırıklıkları ile umutla beklenilen yağışlara elveda diyoruz. Neden bu kadar veri , model varken önümüzde, tahmincilerimizin değerli görüşleriyle kesin gözüyle baksak da bir anda terse döner bu durum ? Var bir şey bunda... <br />
<br />
Bir çoğunuz küresel ısınma deyip geçeceksiniz ya da İstanbul beton yığını haline geldi, bu kadar insan kalabalığına yağmaz tabi diyeceksiniz . Oysa ki tüm gün yağmayan yağmur tam okul ya da iş çıkışında tepemize iniverir. Sebebi insanların negatif (-) varliklar , bulutların ise pozitif (+) olmasıdır . Bu durumda düşünülenin aksine insan yoğunluğunun bulutları çekmesi gerekirdi değil mi ? Sonuçta zıt kutuplar birbirini çeker. Ama çekmiyor görünmez bir kuvvet engel oluyor. Ne olabilir bu ? Gelin birlikte düşünelim...<br />
<br />
Öncelikle size 1955 ' te Eugene Parker' ın ortaya attığı bir anlatımla başlamak istiyorum. Bu düşünceye göre " Dönen bir sıvıda olduğu gibi, bir gezegenin içinde ergimiş <br />
 halde bulunan madde diferansiyel dönme yapar.<br />
Yani, merkezi dış katmanlara göre daha hızlı döner. Bu şekilde hareket eden iletken madde çekirdekteki manyetik alanı güçlendirir. Eğer bu iletken katmanlar yeterince sıcaksa  ve çalkantılıysa bu da varolan manyetik alanı güçlendirir." <br />
<br />
İşte aradığımız gizli kuvvet ... Dünyanın manyetik alanı diğer adıyla jeomanyetik alan...<br />
Dünya'nın koruyucu güç tabakası olan manyetik alan , Dünya'yı uzaydaki olumsuz hava koşulları ve radyasyondan korur. <br />
<br />
Yer manyetik alanı her zaman sabit değildir. Bunlar çeşitli periyotlarda oluşan değişimlerdir. Manyetik fırtınalar , günlük değişimler ,uzun dönemli değişimler, yüksek frekanslı değişimler , batıya doğru kayma , manyetik ters dönmeler gibi...<br />
Bu değişimler hayvanlar ve insanlarda da birçok etkiye sebep olur. Örneğin kuşlar, balinalar gibi hayvanlar yönlerini kaybeder . İnsanlarda baş ağrısı, yorgunluk , sinirlilik , uykusuzluk ya da tam aksi ağır bir uyku, sakarlık gibi ... Elektronik aletlerde bozulmalar... Hatta meydana gelen anlamsız kazalar ...Böylesine güçlü bir kuvvet atmosferik koşulları da değiştirebilir. Doğal afetlerin hepsi gökten gelir yeri etkiler. Bu durumda iyonosferin bir tetikleyici , yansıtıcı katman olduğu akıllardan çıkmamalıdır.<br />
<br />
Jeomanyetik bir alan oluşursa bulutlar o bölgeye giremez, farklı yöne kayar ve biz de öylece bakarız ardından .<br />
<br />
Peki bu ne zaman son bulur ? Bölgemizde biriken bir enerji mevcut ne yazık ki... Bu enerji boşalımı sonunda rahatlayacaktır. İşte o zaman beklenilen gözlemlenen ve tahmin edilen yoğun kar yağışları bölgeye çökecektir. Ama o şartlarda bunu ister miyiz? Önemli olan da bu ...<br />
<br />
Bu konuda bilgileriyle bana yön veren sevgili hocama sonsuz saygılarımla...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hepinize selam sevgili dostlar... Uzun zamandır yoktum aranızda, biraz uzaklaşsam da hep takipteyim ama... <br />
Biliyorum ki , hepimiz bu kar yağışılarını hasretle bekliyoruz . Ancak hiç bir zaman istenilen, beklenilen yağışlara ulaşamıyoruz. Hep son dakika hayal kırıklıkları ile umutla beklenilen yağışlara elveda diyoruz. Neden bu kadar veri , model varken önümüzde, tahmincilerimizin değerli görüşleriyle kesin gözüyle baksak da bir anda terse döner bu durum ? Var bir şey bunda... <br />
<br />
Bir çoğunuz küresel ısınma deyip geçeceksiniz ya da İstanbul beton yığını haline geldi, bu kadar insan kalabalığına yağmaz tabi diyeceksiniz . Oysa ki tüm gün yağmayan yağmur tam okul ya da iş çıkışında tepemize iniverir. Sebebi insanların negatif (-) varliklar , bulutların ise pozitif (+) olmasıdır . Bu durumda düşünülenin aksine insan yoğunluğunun bulutları çekmesi gerekirdi değil mi ? Sonuçta zıt kutuplar birbirini çeker. Ama çekmiyor görünmez bir kuvvet engel oluyor. Ne olabilir bu ? Gelin birlikte düşünelim...<br />
<br />
Öncelikle size 1955 ' te Eugene Parker' ın ortaya attığı bir anlatımla başlamak istiyorum. Bu düşünceye göre " Dönen bir sıvıda olduğu gibi, bir gezegenin içinde ergimiş <br />
 halde bulunan madde diferansiyel dönme yapar.<br />
Yani, merkezi dış katmanlara göre daha hızlı döner. Bu şekilde hareket eden iletken madde çekirdekteki manyetik alanı güçlendirir. Eğer bu iletken katmanlar yeterince sıcaksa  ve çalkantılıysa bu da varolan manyetik alanı güçlendirir." <br />
<br />
İşte aradığımız gizli kuvvet ... Dünyanın manyetik alanı diğer adıyla jeomanyetik alan...<br />
Dünya'nın koruyucu güç tabakası olan manyetik alan , Dünya'yı uzaydaki olumsuz hava koşulları ve radyasyondan korur. <br />
<br />
Yer manyetik alanı her zaman sabit değildir. Bunlar çeşitli periyotlarda oluşan değişimlerdir. Manyetik fırtınalar , günlük değişimler ,uzun dönemli değişimler, yüksek frekanslı değişimler , batıya doğru kayma , manyetik ters dönmeler gibi...<br />
Bu değişimler hayvanlar ve insanlarda da birçok etkiye sebep olur. Örneğin kuşlar, balinalar gibi hayvanlar yönlerini kaybeder . İnsanlarda baş ağrısı, yorgunluk , sinirlilik , uykusuzluk ya da tam aksi ağır bir uyku, sakarlık gibi ... Elektronik aletlerde bozulmalar... Hatta meydana gelen anlamsız kazalar ...Böylesine güçlü bir kuvvet atmosferik koşulları da değiştirebilir. Doğal afetlerin hepsi gökten gelir yeri etkiler. Bu durumda iyonosferin bir tetikleyici , yansıtıcı katman olduğu akıllardan çıkmamalıdır.<br />
<br />
Jeomanyetik bir alan oluşursa bulutlar o bölgeye giremez, farklı yöne kayar ve biz de öylece bakarız ardından .<br />
<br />
Peki bu ne zaman son bulur ? Bölgemizde biriken bir enerji mevcut ne yazık ki... Bu enerji boşalımı sonunda rahatlayacaktır. İşte o zaman beklenilen gözlemlenen ve tahmin edilen yoğun kar yağışları bölgeye çökecektir. Ama o şartlarda bunu ister miyiz? Önemli olan da bu ...<br />
<br />
Bu konuda bilgileriyle bana yön veren sevgili hocama sonsuz saygılarımla...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BAŞLIK YOK...]]></title>
			<link>https://www.forumatmosfer.com/konu-baslik-yok.html</link>
			<pubDate>Fri, 13 Jul 2018 12:49:50 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumatmosfer.com/konu-baslik-yok.html</guid>
			<description><![CDATA[Bazen susarsın , sustukça dolarsın<br />
Haykırasın vardır aslında <br />
Haykıramazsın<br />
Hayat bu ya<br />
Boş dolmaz dolu almaz bazen<br />
Ölçsen biçsen tutturamazsın<br />
Kaçasın vardır aslında <br />
Kaçıp kurtulamazsın<br />
Bakıp bir çevrene <br />
Sorgularsan şöyle bir<br />
İnanamazsın<br />
Nasıl böyle herşey yalan <br />
Almaz aklın durur o an<br />
Boşa mı geçti yoksa zaman<br />
Yok olmaz dersin olur<br />
Ruhun bile duymadan<br />
Sen inkar etsen de<br />
Gerçek bakmadığın yerde<br />
Ya da kimbilir belkide tam önünde <br />
Farkına varıp görürsen eğer <br />
Şimşek çakmışcasına aydınlanır<br />
Ya da deprem olmuşcasına yıkılır dünyan<br />
Karışır yönlerin<br />
Oysa ki kuzey hep kuzeydedir<br />
Biliyorsan güvendesin <br />
Peki ya bildiğini sanıp bilmediklerin<br />
Boş doldu mu dolu aldı mı?<br />
Yok dolmaz dolmadı dolmayacak<br />
Doluysa da zaten almayacak<br />
Zor değil mi ?<br />
Eh bırak o halde öyle kalsın <br />
Ya da uyan uyan ki<br />
Özgürlük düşlerde kalmasın ...<br />
<br />
<br />
<br />
Evet bunlar döküldü işte kalemimden bir sıcak yaz gecesinde ... Bıraksam daha dökülür müydü? Hem de nasıl ... Başlık yok hatta sonuç bile yok ...Özellikle size bıraktım dostlar... Doldurun boşlukları doldurabildiğiniz kadar ... Bazen çok uzak kalsam da buralardan yorgunluğumdandır hayattan ... Ama bilin ki kalbim hep sizlerle ve özlem soğuk kış gecelerine ... Sevgiyle kalın...<br />
<br />
<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/GF5SlU9YA70" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bazen susarsın , sustukça dolarsın<br />
Haykırasın vardır aslında <br />
Haykıramazsın<br />
Hayat bu ya<br />
Boş dolmaz dolu almaz bazen<br />
Ölçsen biçsen tutturamazsın<br />
Kaçasın vardır aslında <br />
Kaçıp kurtulamazsın<br />
Bakıp bir çevrene <br />
Sorgularsan şöyle bir<br />
İnanamazsın<br />
Nasıl böyle herşey yalan <br />
Almaz aklın durur o an<br />
Boşa mı geçti yoksa zaman<br />
Yok olmaz dersin olur<br />
Ruhun bile duymadan<br />
Sen inkar etsen de<br />
Gerçek bakmadığın yerde<br />
Ya da kimbilir belkide tam önünde <br />
Farkına varıp görürsen eğer <br />
Şimşek çakmışcasına aydınlanır<br />
Ya da deprem olmuşcasına yıkılır dünyan<br />
Karışır yönlerin<br />
Oysa ki kuzey hep kuzeydedir<br />
Biliyorsan güvendesin <br />
Peki ya bildiğini sanıp bilmediklerin<br />
Boş doldu mu dolu aldı mı?<br />
Yok dolmaz dolmadı dolmayacak<br />
Doluysa da zaten almayacak<br />
Zor değil mi ?<br />
Eh bırak o halde öyle kalsın <br />
Ya da uyan uyan ki<br />
Özgürlük düşlerde kalmasın ...<br />
<br />
<br />
<br />
Evet bunlar döküldü işte kalemimden bir sıcak yaz gecesinde ... Bıraksam daha dökülür müydü? Hem de nasıl ... Başlık yok hatta sonuç bile yok ...Özellikle size bıraktım dostlar... Doldurun boşlukları doldurabildiğiniz kadar ... Bazen çok uzak kalsam da buralardan yorgunluğumdandır hayattan ... Ama bilin ki kalbim hep sizlerle ve özlem soğuk kış gecelerine ... Sevgiyle kalın...<br />
<br />
<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/GF5SlU9YA70" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ETKİ TEPKİ]]></title>
			<link>https://www.forumatmosfer.com/konu-etki-tepki.html</link>
			<pubDate>Wed, 21 Feb 2018 21:45:38 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumatmosfer.com/konu-etki-tepki.html</guid>
			<description><![CDATA[Tüm kış modellerin istenileni göstermemesi yüzünden , verilmek istenen tepki böyledir eminim... <br />
<br />
Şaka bir yana , belki biraz stres azaltır umuduyla oğlumun MEB Taekwando İstanbul Şampiyonasından bir kesit paylaşmak istedim sizlerle... Umarım keyif alırsınız... İyi seyirler...<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/pbxxOIJV76U" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tüm kış modellerin istenileni göstermemesi yüzünden , verilmek istenen tepki böyledir eminim... <br />
<br />
Şaka bir yana , belki biraz stres azaltır umuduyla oğlumun MEB Taekwando İstanbul Şampiyonasından bir kesit paylaşmak istedim sizlerle... Umarım keyif alırsınız... İyi seyirler...<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/pbxxOIJV76U" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ACABA]]></title>
			<link>https://www.forumatmosfer.com/konu-acaba.html</link>
			<pubDate>Thu, 01 Feb 2018 17:03:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumatmosfer.com/konu-acaba.html</guid>
			<description><![CDATA[ACABA<br />
<br />
<br />
Hayallerimiz vardı eskiden ... Masmavi gökyüzüne bakıp pamuk gibi bulutların geçişini izlerken... Hangimiz benzetmedi ki onları  bir tavşana   mesela? Üzerinde olabilmeyi, pufuduk pufuduk   uzanıp  yeryüzünü izlemeyi hangimiz hayal etmedik ki?   <br />
<br />
Geceler ayrı bir güzellikte parıldardı sanki... Yıldızlar göz kırpar  uzaktan , küçük prensin ülkesini arardı belki de gözlerimiz ... Oralarda bir yerlerde mutludur diye umut ederdik doğru olmadığını bile bile... <br />
<br />
Yağmur yağarken güneşi kovalardık ... Açsa da gökkuşağı altından geçebilsek   diye yarışırdık... Geçemedik ki hiçbirimiz...<br />
Ondan mı olmadı acaba dileklerimiz? <br />
<br />
Ya kar? Yağmasını bırak daha adını duymak yeter mutluluktan uçmaya... O ayrı bir sevda...<br />
<br />
Ve hayaller bitti ...Pufuduk bulutlarımız bile yok artık gökyüzünde... Kaç küçük prens var mutsuz kimbilir dünya üzerinde ... Onların mutluluğu çalınırken senin umudun kalır mı  hiç cebinde?  <br />
<br />
Yağmur yağmaz ,kar kokmaz oldu ... Ya da sel oldu birçok yere , dondu ,   dondurdu...<br />
<br />
Biz yeşertsin   istedik, can bulsun toprak   dedik yağmurla karla... Mutlu olmak istedik...Geçemedik ki hiçbirimiz  gökkuşağının altından...    Ondan mı olmadı acaba dileklerimiz?..<br />
<br />
<br />
                       <!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/oXH4ihMfUKM" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ACABA<br />
<br />
<br />
Hayallerimiz vardı eskiden ... Masmavi gökyüzüne bakıp pamuk gibi bulutların geçişini izlerken... Hangimiz benzetmedi ki onları  bir tavşana   mesela? Üzerinde olabilmeyi, pufuduk pufuduk   uzanıp  yeryüzünü izlemeyi hangimiz hayal etmedik ki?   <br />
<br />
Geceler ayrı bir güzellikte parıldardı sanki... Yıldızlar göz kırpar  uzaktan , küçük prensin ülkesini arardı belki de gözlerimiz ... Oralarda bir yerlerde mutludur diye umut ederdik doğru olmadığını bile bile... <br />
<br />
Yağmur yağarken güneşi kovalardık ... Açsa da gökkuşağı altından geçebilsek   diye yarışırdık... Geçemedik ki hiçbirimiz...<br />
Ondan mı olmadı acaba dileklerimiz? <br />
<br />
Ya kar? Yağmasını bırak daha adını duymak yeter mutluluktan uçmaya... O ayrı bir sevda...<br />
<br />
Ve hayaller bitti ...Pufuduk bulutlarımız bile yok artık gökyüzünde... Kaç küçük prens var mutsuz kimbilir dünya üzerinde ... Onların mutluluğu çalınırken senin umudun kalır mı  hiç cebinde?  <br />
<br />
Yağmur yağmaz ,kar kokmaz oldu ... Ya da sel oldu birçok yere , dondu ,   dondurdu...<br />
<br />
Biz yeşertsin   istedik, can bulsun toprak   dedik yağmurla karla... Mutlu olmak istedik...Geçemedik ki hiçbirimiz  gökkuşağının altından...    Ondan mı olmadı acaba dileklerimiz?..<br />
<br />
<br />
                       <!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/oXH4ihMfUKM" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SON KUŞLAR]]></title>
			<link>https://www.forumatmosfer.com/konu-son-kuslar.html</link>
			<pubDate>Thu, 30 Nov 2017 13:46:34 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumatmosfer.com/konu-son-kuslar.html</guid>
			<description><![CDATA[SON KUŞLAR...<br />
<br />
Sonbaharın son yaprakları dökülürken içi hüzün dolar insanın ister istemez... Oysa ki   yeni bir başlangıca kucak açar doğa... Hasretle beklediğin beyaz meleklerini yollayacaktır gökkubbe sana... <br />
<br />
Ve son kuşlar göçerken  veda bile etmeden sana  anlarsın ayrılığı , yeniden dönecek olsalar da , hiç kavuşamayacakmışcasına sızlar yüreğin... Özgürlüklerini kıskanırsın... O göğün mavi derinliğinde yükselip uçmak istersin    bilinmezliğe doğru onlarla..   <br />
<br />
Ve insan yok etmeye uğraşırken    yaşamı, dayanamazsın haksızlığa...<br />
Gözyaşları doğanın, çığlık çığlığa bağırırken ,   gözlerini kapatamazsın bu yok oluşa... Sen savaşacaksın ki doğa kazansın... Dönmez yoksa kuşlar bir daha... Kavuşamazsın...     <br />
<br />
Üyelerimize huzur dolu bol karlı bir kış dileğiyle... Sevgiyle kalın...<br />
<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/8kQZHYbZkLs" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SON KUŞLAR...<br />
<br />
Sonbaharın son yaprakları dökülürken içi hüzün dolar insanın ister istemez... Oysa ki   yeni bir başlangıca kucak açar doğa... Hasretle beklediğin beyaz meleklerini yollayacaktır gökkubbe sana... <br />
<br />
Ve son kuşlar göçerken  veda bile etmeden sana  anlarsın ayrılığı , yeniden dönecek olsalar da , hiç kavuşamayacakmışcasına sızlar yüreğin... Özgürlüklerini kıskanırsın... O göğün mavi derinliğinde yükselip uçmak istersin    bilinmezliğe doğru onlarla..   <br />
<br />
Ve insan yok etmeye uğraşırken    yaşamı, dayanamazsın haksızlığa...<br />
Gözyaşları doğanın, çığlık çığlığa bağırırken ,   gözlerini kapatamazsın bu yok oluşa... Sen savaşacaksın ki doğa kazansın... Dönmez yoksa kuşlar bir daha... Kavuşamazsın...     <br />
<br />
Üyelerimize huzur dolu bol karlı bir kış dileğiyle... Sevgiyle kalın...<br />
<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/8kQZHYbZkLs" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[KADIN]]></title>
			<link>https://www.forumatmosfer.com/konu-kadin.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Mar 2017 18:44:52 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumatmosfer.com/konu-kadin.html</guid>
			<description><![CDATA[Kadın ... Ne yüce bir varlıktır... Kadın varsa vardır hayat... Şiirdir mısra mısra düşer sayfalara... Şarkıdır dökülür aşkla sevdayla notalara... Romandır yazsan sığdıramazsın kitaplara... Okusan da satır satır anlayamazsın...<br />
<br />
Anadır kadın korur  ,kollar...   Büyütür en değerli varlığını sevgiyle , şefkatle ... Öğretir yavrusuna herşeyi... O da öğrenir onunla ... Toprak gibi kök salarsın kadına , ayrılamazsın...<br />
<br />
Güçlüdür kadın tahmin bile edemeyeceğin kadar... Ne zorluklarla yetişmiştir  üstelik , ne sıkıntılar çekmiştir... Alışmıştır tüm acılara... Onu yetiştiren de bir kadındır ne de olsa... <br />
<br />
Kırılgandır kadın ,belli etmez susar bazen, sessiz çığlığını kimseye duyurmaz ... Sabırlıdır tabi bir yere kadar ... Tak ettiği anda kimse durduramaz... <br />
<br />
Vefakardır,  cefakardır... Yeri gelir sevdiği için savaşır , yeri gelir omuz omuza savunur vatanını kahramanca... Yüreği yeter onun o anda  ,gözlerine baksan korkarsın...<br />
<br />
Biraz çocuktur kadın... Tek isteği mutlu olmaktır... Ufacık şeyle havalara uçar bazen ,ufacık şeye ağlar ya da...  Senin elindedir onu ağlatmak veya havalara uçurmak  çözersen eğer ... Zor değil aslında onu anlamak ... Biraz ilgi biraz şefkat...<br />
<br />
Delidir kadın ...Bir bakmışsın  aklın almayacağı işler başarır... Hayatındaysa eğer anlamı vardır yaşamın... Gökkuşağıdır rengarenk  , bir damla su ,gecende ay ,gündüzünde güneş, baharında çiçek, kışında kar, damarında kan ,soluğunda nefes  ,nefesinde   ses... O varsa adamsındır...<br />
<br />
Ve tek gün yetmez kadını onurlandırmaya... Her an el üstünde tutmalısın... Yoksa tek bir söz bile etmeden gider... Bir daha bulamazsın...<br />
<br />
Tüm kadın üyelerimizin Dünya Kadınlar Günü    kutlu olsun...     Sevgiyle kalın....<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/ojY03aClz2A" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kadın ... Ne yüce bir varlıktır... Kadın varsa vardır hayat... Şiirdir mısra mısra düşer sayfalara... Şarkıdır dökülür aşkla sevdayla notalara... Romandır yazsan sığdıramazsın kitaplara... Okusan da satır satır anlayamazsın...<br />
<br />
Anadır kadın korur  ,kollar...   Büyütür en değerli varlığını sevgiyle , şefkatle ... Öğretir yavrusuna herşeyi... O da öğrenir onunla ... Toprak gibi kök salarsın kadına , ayrılamazsın...<br />
<br />
Güçlüdür kadın tahmin bile edemeyeceğin kadar... Ne zorluklarla yetişmiştir  üstelik , ne sıkıntılar çekmiştir... Alışmıştır tüm acılara... Onu yetiştiren de bir kadındır ne de olsa... <br />
<br />
Kırılgandır kadın ,belli etmez susar bazen, sessiz çığlığını kimseye duyurmaz ... Sabırlıdır tabi bir yere kadar ... Tak ettiği anda kimse durduramaz... <br />
<br />
Vefakardır,  cefakardır... Yeri gelir sevdiği için savaşır , yeri gelir omuz omuza savunur vatanını kahramanca... Yüreği yeter onun o anda  ,gözlerine baksan korkarsın...<br />
<br />
Biraz çocuktur kadın... Tek isteği mutlu olmaktır... Ufacık şeyle havalara uçar bazen ,ufacık şeye ağlar ya da...  Senin elindedir onu ağlatmak veya havalara uçurmak  çözersen eğer ... Zor değil aslında onu anlamak ... Biraz ilgi biraz şefkat...<br />
<br />
Delidir kadın ...Bir bakmışsın  aklın almayacağı işler başarır... Hayatındaysa eğer anlamı vardır yaşamın... Gökkuşağıdır rengarenk  , bir damla su ,gecende ay ,gündüzünde güneş, baharında çiçek, kışında kar, damarında kan ,soluğunda nefes  ,nefesinde   ses... O varsa adamsındır...<br />
<br />
Ve tek gün yetmez kadını onurlandırmaya... Her an el üstünde tutmalısın... Yoksa tek bir söz bile etmeden gider... Bir daha bulamazsın...<br />
<br />
Tüm kadın üyelerimizin Dünya Kadınlar Günü    kutlu olsun...     Sevgiyle kalın....<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/ojY03aClz2A" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[YAPBOZ]]></title>
			<link>https://www.forumatmosfer.com/konu-yapboz.html</link>
			<pubDate>Sat, 11 Feb 2017 14:14:05 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumatmosfer.com/konu-yapboz.html</guid>
			<description><![CDATA[<a href="http://hizliresim.com/41EG5L" target="_blank"><img src="http://i.hizliresim.com/41EG5L.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: xx-large;"><span style="color: #3399ff;">     Y</span><span style="color: #663333;">A</span><span style="color: #99cc66;">P</span><span style="color: #cccc33;">B</span><span style="color: #9966ff;">O</span><span style="color: #ff3333;">Z</span></span><br />
<br />
<br />
          Kocaman bir yapbozdur yaşam.. Her parçanın ayrı bir  yeri vardır... Ama bazen   onları  oturtamazsın  uygun bir yere...   Ya köşesi uymaz koyduğun  yere , ya da kenarı yakışmaz  verdiğin  değere...Ayırırsın onu, bekletirsin, geçersin bir diğerine...Kimine göre o en zor parçasıdır, kimine göre gereksiz, kimine göre ise olmazsa olmazıdır oyunun... Sanki o yerini bulunca oyun tamamlanacaktır... Ancak daha geride yüzlerce parçası vardır...<br />
<br />
         Yaşam  işte, kiminde mutluluk  başrolde  kiminde hüzün , kiminde öfke...  Yer değişirler  dönem dönem aslında herkesin hayatına dokunurlar bir yerlerden ... Bazen umutsuzca çırpınırken bulursun,sorunlar üst üste gelir boğulacak gibi hissedersin , nefes alamazsın, vazgecersin hatta yaşamdan...Bazen uçacak kadar mutlu hissedersin hersey pespembe görünür  ,kimse aşağı  çekemez seni...Bazense vurdumduymaz olur hiç bir şeyi umursamaz, sadece o anı yaşamayı tercih edersin ... Parçalar yavaşça oturur yerine umutla başladığın hayatında... <br />
<br />
      İki kefeye koyarsın elindekileri iyi ve kötü olarak ayırdığın  ... Mutluluklarını iyiye ,   hüzünlerini kötüye... Şöyle bir uzaktan bakınca hangisi ağır geldi diye ilk kefe ise şanslısın... Ya ikincisi ise, biraz umut eklersin üstüne , azıcık mutluktan çalarsın belki kötüdekileri harmanlayıp iyilerle dengede tutmaya çalışırsın...  Oysaki sadece biraz avunur kendini kandırırsın  bir süre  ... Hangisi olursa olsun ağır gelen ,sen seçmissindir  parçalarını...Ve bilirsin ki sadece masallardadır o sonsuza dek mutlu yaşamak...Yerini bulamadığın o parça var ya,  hani oturtamadığın bir yere , zorlarsan eğer, olmaz ... Bırak kendi haline ... Elbet bir köşe bulacaktır  kendine...  Ve unutma o parça son parçası değil yapbozunun tıpkı ilk parçası olmadığı gibi...           <br />
<br />
     Bu kez de bunlar düştü  sessizce kalemimden...Ne yazık düş penceremden  pembe bakamıyorum  bu ara ...  Ama sizler    pencerenizden  bembeyaz bir dünyaya bakın ... Lapa lapa düşsün  umutlarınız  avucunuza... Elinizdeki parça her zaman sevgi, mutluluk ,huzur olsun  dostlar...İnanıyorum ki ben elimdeki parçaya doğru  yeri ararken sizler parçalarınızı  çoktan  yerleştirmiş   olacaksınız... <br />
<br />
         Velhasıl hepimiz yapbozun birer parçasıyız... Kim bilir belki doğru belki de yanlış yerlerde... Doğruysa şanslısın, yanlışsa zorlama bırak kendi haline...<br />
<span style="font-size: large;"><br />
<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/5B8lx76Nn1s" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed --></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://hizliresim.com/41EG5L" target="_blank"><img src="http://i.hizliresim.com/41EG5L.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: xx-large;"><span style="color: #3399ff;">     Y</span><span style="color: #663333;">A</span><span style="color: #99cc66;">P</span><span style="color: #cccc33;">B</span><span style="color: #9966ff;">O</span><span style="color: #ff3333;">Z</span></span><br />
<br />
<br />
          Kocaman bir yapbozdur yaşam.. Her parçanın ayrı bir  yeri vardır... Ama bazen   onları  oturtamazsın  uygun bir yere...   Ya köşesi uymaz koyduğun  yere , ya da kenarı yakışmaz  verdiğin  değere...Ayırırsın onu, bekletirsin, geçersin bir diğerine...Kimine göre o en zor parçasıdır, kimine göre gereksiz, kimine göre ise olmazsa olmazıdır oyunun... Sanki o yerini bulunca oyun tamamlanacaktır... Ancak daha geride yüzlerce parçası vardır...<br />
<br />
         Yaşam  işte, kiminde mutluluk  başrolde  kiminde hüzün , kiminde öfke...  Yer değişirler  dönem dönem aslında herkesin hayatına dokunurlar bir yerlerden ... Bazen umutsuzca çırpınırken bulursun,sorunlar üst üste gelir boğulacak gibi hissedersin , nefes alamazsın, vazgecersin hatta yaşamdan...Bazen uçacak kadar mutlu hissedersin hersey pespembe görünür  ,kimse aşağı  çekemez seni...Bazense vurdumduymaz olur hiç bir şeyi umursamaz, sadece o anı yaşamayı tercih edersin ... Parçalar yavaşça oturur yerine umutla başladığın hayatında... <br />
<br />
      İki kefeye koyarsın elindekileri iyi ve kötü olarak ayırdığın  ... Mutluluklarını iyiye ,   hüzünlerini kötüye... Şöyle bir uzaktan bakınca hangisi ağır geldi diye ilk kefe ise şanslısın... Ya ikincisi ise, biraz umut eklersin üstüne , azıcık mutluktan çalarsın belki kötüdekileri harmanlayıp iyilerle dengede tutmaya çalışırsın...  Oysaki sadece biraz avunur kendini kandırırsın  bir süre  ... Hangisi olursa olsun ağır gelen ,sen seçmissindir  parçalarını...Ve bilirsin ki sadece masallardadır o sonsuza dek mutlu yaşamak...Yerini bulamadığın o parça var ya,  hani oturtamadığın bir yere , zorlarsan eğer, olmaz ... Bırak kendi haline ... Elbet bir köşe bulacaktır  kendine...  Ve unutma o parça son parçası değil yapbozunun tıpkı ilk parçası olmadığı gibi...           <br />
<br />
     Bu kez de bunlar düştü  sessizce kalemimden...Ne yazık düş penceremden  pembe bakamıyorum  bu ara ...  Ama sizler    pencerenizden  bembeyaz bir dünyaya bakın ... Lapa lapa düşsün  umutlarınız  avucunuza... Elinizdeki parça her zaman sevgi, mutluluk ,huzur olsun  dostlar...İnanıyorum ki ben elimdeki parçaya doğru  yeri ararken sizler parçalarınızı  çoktan  yerleştirmiş   olacaksınız... <br />
<br />
         Velhasıl hepimiz yapbozun birer parçasıyız... Kim bilir belki doğru belki de yanlış yerlerde... Doğruysa şanslısın, yanlışsa zorlama bırak kendi haline...<br />
<span style="font-size: large;"><br />
<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/5B8lx76Nn1s" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed --></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BÜYÜ]]></title>
			<link>https://www.forumatmosfer.com/konu-buyu.html</link>
			<pubDate>Sat, 07 Jan 2017 10:35:55 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumatmosfer.com/konu-buyu.html</guid>
			<description><![CDATA[BÜYÜ<br />
<br />
Beyazın  masumiyetine bürünmüş şehrim... Tüm kötülüklerden kurtulmak istercesine  çekmiş beyaz örtüsünü üstüne... Sessiz bir huzura kavuşmuş sanki , kapılmış karın o muhteşem büyüsüne... <br />
<br />
        Hangi yaşta olursan ol , çocuklar gibi sevinirsin,  içinde  bambaşka bir heyecan, hiç bitmesin istersin... Burnunu dayadığın camdan saatlerce seyredersin düşen kar tanelerini ... Her birinin düşüşünde ,  başka bir hikaye yaşatırsın zihninde ...  Kiminde özgürlük vardır, kiminde  esaret ...  Kiminde sevgi, kiminde nefret...Hepsi şiir gibidir , özünde hasret... Gökyüzünün notalarıdır cama vuran , özlemle beklediğin bir haber gibi sana ulaşan   ya da huzur  verdiği aşktır seni heyecanlandıran ...  Uzanıp tutmak istersin , incitmekten korkar gibi narince düşer  avucuna , yok oluşunu    beklersin ...       <br />
 <br />
          Beyazın masumiyetine bürünmüş şehrim... Sessiz bir huzura kavuşmuş sanki,  kapılmış karın o muhteşem büyüsüne...Bozulmasın diye dualar dualar edersin...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BÜYÜ<br />
<br />
Beyazın  masumiyetine bürünmüş şehrim... Tüm kötülüklerden kurtulmak istercesine  çekmiş beyaz örtüsünü üstüne... Sessiz bir huzura kavuşmuş sanki , kapılmış karın o muhteşem büyüsüne... <br />
<br />
        Hangi yaşta olursan ol , çocuklar gibi sevinirsin,  içinde  bambaşka bir heyecan, hiç bitmesin istersin... Burnunu dayadığın camdan saatlerce seyredersin düşen kar tanelerini ... Her birinin düşüşünde ,  başka bir hikaye yaşatırsın zihninde ...  Kiminde özgürlük vardır, kiminde  esaret ...  Kiminde sevgi, kiminde nefret...Hepsi şiir gibidir , özünde hasret... Gökyüzünün notalarıdır cama vuran , özlemle beklediğin bir haber gibi sana ulaşan   ya da huzur  verdiği aşktır seni heyecanlandıran ...  Uzanıp tutmak istersin , incitmekten korkar gibi narince düşer  avucuna , yok oluşunu    beklersin ...       <br />
 <br />
          Beyazın masumiyetine bürünmüş şehrim... Sessiz bir huzura kavuşmuş sanki,  kapılmış karın o muhteşem büyüsüne...Bozulmasın diye dualar dualar edersin...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[YALNIZLIK...]]></title>
			<link>https://www.forumatmosfer.com/konu-yalnizlik.html</link>
			<pubDate>Wed, 17 Feb 2016 12:06:16 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumatmosfer.com/konu-yalnizlik.html</guid>
			<description><![CDATA[YALNIZLIK... <br />
<br />
              Ne kadar ahenkli süzülür kar taneleri... Asaleti renginde saklıdır...Farklı bir hayat içerir sanki hepsi tek tek benzeri olmayan... Birbirlerine değmeden, havanın direncine inat düşerler ağır ağır ...<br />
<br />
                Nasıl korunmasızdırlar tek başlarına... Dokunsan yok olur avucunda... Yalnız çaresiz sessiz yolculuğu son bulur diğerlerinin yanında kalamadıysa... Tıpkı biz gibi ... Birlik olsalar da mahkum değil midirler sonunda yok olmaya?<br />
<br />
                Fazlası zarar olsa da hepimiz severiz o yalnızlığı aslında ...Sıcacık odanda , elinde kahven, uzanıp sessizce keyfini sürmek huzur verir...Ama bazen onlarca insan yanında olsa da kocaman hissedersin yalnızlığını ... İçini bir korku kaplar sebepsiz... Bir boşluğa düşersin sanki, kaybolma korkusuyla dolar için ,tıpkı kar tanesi gibi nereye konacağını bilemezsin,savrulur durursun çaresizce... <br />
<br />
             Yalnızlık sessiz bilinir ancak gürültülüdür kimi zaman... Beyninin içinde saklanan düşünceler, gizlediğin duygular, harcanan sevgiler , biriken öfkeler daha neler neler savaşır o anda ... Yorulmus hissedersin, vazgeçersin hatta herşeyden... Kaçmak kurtulmak en kolay yoldur o an ... Yanında olanlar seni tutsa da o fırtınada zordur onlarla kalman... Sen karar verirsin yapman gerekene ,çünkü yalnızsındır bu koca hayatta... Kendinle kendi içinde çırpınırsın... <br />
<br />
              Hangimiz hissetmedik ki yalnızlığı? Tıpkı şarkıdaki gibi yaşamak zorunda olduğumuz beraberliğimizdir aslında... Dozunda olursa keyif verir fazlası ise zarar... Tutunabilirsek en yakınımızdakine kar taneleri gibi , o zaman büyürüz hiç bişey olmaz deriz, ama ne yaparsak yapalım o hep yanımızdadır, yalnızlığımız kaçınılmazdır... Gece başını koyduğunda yastığına tam da işte orada yanıbaşındadır...Eğer başarabilirsen sevmeyi sevilmeyi kaldırıp bir kutuya saklarsın belki hiç açmamak üzere diyerek , ama olmaz ... Sadece kandırırsın kendini ,yalnızlığından kopamazsın...<br />
<br />
<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/TuZiAE5byHw" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[YALNIZLIK... <br />
<br />
              Ne kadar ahenkli süzülür kar taneleri... Asaleti renginde saklıdır...Farklı bir hayat içerir sanki hepsi tek tek benzeri olmayan... Birbirlerine değmeden, havanın direncine inat düşerler ağır ağır ...<br />
<br />
                Nasıl korunmasızdırlar tek başlarına... Dokunsan yok olur avucunda... Yalnız çaresiz sessiz yolculuğu son bulur diğerlerinin yanında kalamadıysa... Tıpkı biz gibi ... Birlik olsalar da mahkum değil midirler sonunda yok olmaya?<br />
<br />
                Fazlası zarar olsa da hepimiz severiz o yalnızlığı aslında ...Sıcacık odanda , elinde kahven, uzanıp sessizce keyfini sürmek huzur verir...Ama bazen onlarca insan yanında olsa da kocaman hissedersin yalnızlığını ... İçini bir korku kaplar sebepsiz... Bir boşluğa düşersin sanki, kaybolma korkusuyla dolar için ,tıpkı kar tanesi gibi nereye konacağını bilemezsin,savrulur durursun çaresizce... <br />
<br />
             Yalnızlık sessiz bilinir ancak gürültülüdür kimi zaman... Beyninin içinde saklanan düşünceler, gizlediğin duygular, harcanan sevgiler , biriken öfkeler daha neler neler savaşır o anda ... Yorulmus hissedersin, vazgeçersin hatta herşeyden... Kaçmak kurtulmak en kolay yoldur o an ... Yanında olanlar seni tutsa da o fırtınada zordur onlarla kalman... Sen karar verirsin yapman gerekene ,çünkü yalnızsındır bu koca hayatta... Kendinle kendi içinde çırpınırsın... <br />
<br />
              Hangimiz hissetmedik ki yalnızlığı? Tıpkı şarkıdaki gibi yaşamak zorunda olduğumuz beraberliğimizdir aslında... Dozunda olursa keyif verir fazlası ise zarar... Tutunabilirsek en yakınımızdakine kar taneleri gibi , o zaman büyürüz hiç bişey olmaz deriz, ama ne yaparsak yapalım o hep yanımızdadır, yalnızlığımız kaçınılmazdır... Gece başını koyduğunda yastığına tam da işte orada yanıbaşındadır...Eğer başarabilirsen sevmeyi sevilmeyi kaldırıp bir kutuya saklarsın belki hiç açmamak üzere diyerek , ama olmaz ... Sadece kandırırsın kendini ,yalnızlığından kopamazsın...<br />
<br />
<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/TuZiAE5byHw" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[NEREDE KALMIŞTIK ?]]></title>
			<link>https://www.forumatmosfer.com/konu-nerede-kalmistik.html</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2015 12:07:49 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumatmosfer.com/konu-nerede-kalmistik.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #3333ff;"><span style="font-size: x-large;">    NEREDE KALMIŞTIK ?      </span></span> <br />
<br />
         Bazı şeyler var ki hiç unutulmuyor insanın hayatında... Öyle bir yer etmiş ki hafızalara acısıyla , tatlısıyla... Gözlerini kapattığında sanki dünmüş gibi canlanıveriyor her şey bir anda... Kiminde gözlerin doluyor, kiminde belli belirsiz bir gülücük konuveriyor yüzüne ... Belki bir özlem kaplıyor içini bir daha dönemeyeceğin için o anlara, belki bir huzur hissediveriyorsun ya da o zamanları atlattığın için şükrediyorsun Tanrı'ya ... Bazen keşke diyorsun şimdiki aklım olaydı da böyle yapaydım... Hele bir de o günlerden kalan eski bir dosta rastlarsan keyfine diyecek olmuyor ... Sımsıkı sarılıyorsun boynuna ve nerede kalmıştık diyorsun...<br />
<br />
        Aslında ne varsa eskilerde var. Hangimiz yaşıyoruz ki o zamanlardaki tadı? Çok hızlı akıyor sanki şimdiki zamanda hayat... Her şeyi çabuk eskitiyoruz ... Tüketiyoruz duyguları... Dostluklar bile kurulamıyor artık eskisi gibi ... Kuşkuyla yaklaşıyoruz her şeye , herkese... Korkuyoruz ve eskiye özlem artıyor içimizde ... O günlere dönmek istiyoruz... İstiyoruz da, biliyoruz dönemeyeceğimizi... O zaman eskilerden bir müzik açıp , kahvemizi yudumlarken dalıveriyoruz anılarımıza... Hey gidi günler deyip iç geçiriyoruz ...<br />
<br />
        Bu aralar eskiye özlem çok var nedense bende ...Yaşımdan mı kaynaklanıyor yoksa geleceğe umutla bakamadığımdan mı bugünün nefreti içinde bilemiyorum .. İnanç yok, güven yok, sevgi yok herkes kendi derdinde... Yoruldum artık karamsar bakanlardan geleceğe ... Azıcık umut lazım bizlere hayatın bu keşmekeşliği içinde... Yarınlara güvenle bakabilmek için biraz da sevmek gerek... Onu , diğerini, ötekini ama önce kendini...İnanmalı yarının güzelliğine... Ve bilmeli ki insan, her şey beyinde... Kapat gözünü ve hayal et... Umut olsun inanç olsun hayallerinde... Çok zor geliyo belki biliyorum ama ne kaybedersin ki ... Her şeye rağmen denemeli... Ve hayallerin mutluluk olarak gerçeğe dönmeli...<br />
          <br />
        Dostum geçmiş bitti... Gelecekte sevgi, yağmurun olsun ve umudunu yeşertsin içinde ... Hadi al kahveni eline, aç müziğini dinle ve inançla sarıl hayallerine...<br />
             <br />
<br />
         Ve dostlar tekrar döndük işte ... Hepimizin huzur bulduğu beyaz örtü büyüsünün özlemiyle ... Bu huzurun tüm ülkeye yayılması ümidiyle...<br />
       <br />
          Nerede kalmıştık ?<br />
<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/aaIDp_3RZCA" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed --><br />
<br />
<br />
                  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #3333ff;"><span style="font-size: x-large;">    NEREDE KALMIŞTIK ?      </span></span> <br />
<br />
         Bazı şeyler var ki hiç unutulmuyor insanın hayatında... Öyle bir yer etmiş ki hafızalara acısıyla , tatlısıyla... Gözlerini kapattığında sanki dünmüş gibi canlanıveriyor her şey bir anda... Kiminde gözlerin doluyor, kiminde belli belirsiz bir gülücük konuveriyor yüzüne ... Belki bir özlem kaplıyor içini bir daha dönemeyeceğin için o anlara, belki bir huzur hissediveriyorsun ya da o zamanları atlattığın için şükrediyorsun Tanrı'ya ... Bazen keşke diyorsun şimdiki aklım olaydı da böyle yapaydım... Hele bir de o günlerden kalan eski bir dosta rastlarsan keyfine diyecek olmuyor ... Sımsıkı sarılıyorsun boynuna ve nerede kalmıştık diyorsun...<br />
<br />
        Aslında ne varsa eskilerde var. Hangimiz yaşıyoruz ki o zamanlardaki tadı? Çok hızlı akıyor sanki şimdiki zamanda hayat... Her şeyi çabuk eskitiyoruz ... Tüketiyoruz duyguları... Dostluklar bile kurulamıyor artık eskisi gibi ... Kuşkuyla yaklaşıyoruz her şeye , herkese... Korkuyoruz ve eskiye özlem artıyor içimizde ... O günlere dönmek istiyoruz... İstiyoruz da, biliyoruz dönemeyeceğimizi... O zaman eskilerden bir müzik açıp , kahvemizi yudumlarken dalıveriyoruz anılarımıza... Hey gidi günler deyip iç geçiriyoruz ...<br />
<br />
        Bu aralar eskiye özlem çok var nedense bende ...Yaşımdan mı kaynaklanıyor yoksa geleceğe umutla bakamadığımdan mı bugünün nefreti içinde bilemiyorum .. İnanç yok, güven yok, sevgi yok herkes kendi derdinde... Yoruldum artık karamsar bakanlardan geleceğe ... Azıcık umut lazım bizlere hayatın bu keşmekeşliği içinde... Yarınlara güvenle bakabilmek için biraz da sevmek gerek... Onu , diğerini, ötekini ama önce kendini...İnanmalı yarının güzelliğine... Ve bilmeli ki insan, her şey beyinde... Kapat gözünü ve hayal et... Umut olsun inanç olsun hayallerinde... Çok zor geliyo belki biliyorum ama ne kaybedersin ki ... Her şeye rağmen denemeli... Ve hayallerin mutluluk olarak gerçeğe dönmeli...<br />
          <br />
        Dostum geçmiş bitti... Gelecekte sevgi, yağmurun olsun ve umudunu yeşertsin içinde ... Hadi al kahveni eline, aç müziğini dinle ve inançla sarıl hayallerine...<br />
             <br />
<br />
         Ve dostlar tekrar döndük işte ... Hepimizin huzur bulduğu beyaz örtü büyüsünün özlemiyle ... Bu huzurun tüm ülkeye yayılması ümidiyle...<br />
       <br />
          Nerede kalmıştık ?<br />
<br />
<br />
<!-- start: video_youtube_embed --><br />
<iframe title="Youtube Önizleme" width=%100; height=%100; src="http://www.youtube.com/embed/aaIDp_3RZCA" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<!-- end: video_youtube_embed --><br />
<br />
<br />
                  ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[YÜREĞİMDEN DÖKÜLEN ŞİİRLER...]]></title>
			<link>https://www.forumatmosfer.com/konu-yuregimden-dokulen-siirler.html</link>
			<pubDate>Mon, 11 May 2015 20:21:56 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumatmosfer.com/konu-yuregimden-dokulen-siirler.html</guid>
			<description><![CDATA[        Bazen duygular yürekten dökülüverir satırlara... Kimi bir öykü olur , kimi dizilir mısra mısra... Bazen bir yaşanmışlık vardır, bazen hayalinde canlandırdıkların düşer satırlara ... Karın beyaz büyüsüne takılıp birbirimizi bulduk dostlar... Seneler önce yüreğimden düşen, kimseyle paylaşmadığım , paylaşmaya korktuğum bir kaç satırımı sunuyorum sizlere ... Baharınız şiir tadında geçsin diye ...<br />
<br />
<br />
<img src="http://i57.tinypic.com/33dujdi.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
HASRET<br />
Ne zaman aklıma gelse <br />
Gözlerim dolar<br />
Geceler sanki karanlığıyla <br />
Üstüme çöken bir mezar<br />
Susamış gibiyim ismini söylemeye<br />
Dilimden düşen   birkaç hecede    <br />
Hasretin var...<br />
Yine gözlerine baksam, ellerini tutsam<br />
Seni bir gül misali koklasam<br />
Keşke her gece rüyalarımda olsan     <br />
Ve ben ,"seni seviyorum" diye <br />
Defalarca sayıklasam<br />
Duyamayacağını bildiğim halde<br />
Senin için haykırsam...<br />
O zaman belki biraz aydınlanır geceler<br />
Üzerime çöken karanlık mezar<br />
Belki biraz daha hafifler...<br />
Buldum sandığım anda,     <br />
Kaybetmek varmış meğer<br />
Sevdim dediğim anda, nefret etmek<br />
Geleceği düşlerken, hatıralara gömülmek     <br />
İki uç arasında kaybolup gitmek varmış meğer...<br />
Sensizlik zormuş birtanem      <br />
Ya geceler boyu seni düşünmek? <br />
En kötüsü ise senin O'nu sevdiğini bilmek<br />
Ne zaman   aklıma gelse<br />
Gözlerim dolar<br />
Dilimden düşen birkaç hecede <br />
Hasretin var  ...<br />
                            Şenay Pısıl  Alkan  <br />
                                      15.7.1992<br />
<br />
<img src="http://i61.tinypic.com/2h6acs2.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
KORKUYORUM<br />
Denizlerin derinliğindeyim<br />
Yüreğim dalgalarla yarışıyor<br />
Deli gibi<br />
Yetişemiyorum...<br />
Gecelerin sessizliğindeyim<br />
Bedenim rüzgarlara karışıyor<br />
Yaprak gibi<br />
Üşüyorum...<br />
Yağmurların serinliğindeyim<br />
Gözlerim damlalara açılıyor   <br />
Sorar gibi<br />
Ağlıyorum...<br />
Acılarım mutluluğu engelliyor<br />
Zehir gibi<br />
Korkuyorum... <br />
             Şenay Pısıl Alkan <br />
                      25.1.1998<br />
<br />
<img src="http://i59.tinypic.com/a5izo2.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
BİR GÜN GELECEK...    <br />
Bir gün gelecek sessizliğim  bozulacak<br />
Fırtına gibi eseceğim  o kara bulutlara<br />
Hepsi yok olacak<br />
Ve ben aydınlığa kavuşacağım<br />
Bir gün gelecek gözyaşlarım susacak<br />
Yağmur gibi yağacağım o kötü anılara<br />
Hepsi ıslanacak<br />
Ve ben onları kıvırıp atacağım<br />
Bir gün gelecek yalnızlığım yok olacak<br />
Güneş gibi bakacağım yüreğimdeki buzlara<br />
Hepsi kaybolacak<br />
Ve ben sıcacık sevgiye doyacağım<br />
Bir gün sessizliğim bozulacak gözyaşlarım susacak<br />
Bir gün çaresiz yalnızlığım son bulacak<br />
İşte o gün gökkuşağı gibi ulaşacağım<br />
Mutluluğa bir uçtan bir uca ...<br />
                                   Şenay Pısıl Alkan <br />
                                            19.2.1998<br />
<br />
<br />
<img src="http://i60.tinypic.com/sggyon.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
BİR ZAMANLAR<br />
Bir zamanlar bir ben vardım bir de yalnızlığım <br />
Gözlerimde yaşlarla ettiğim dualarım  <br />
Umutlarım, korkularım, çektiğim acılarım<br />
Ulaşılmazdı  benim için hayalimdeki yarınlarım   <br />
Mutluluktu tek aradığım, bir de diğer yarım <br />
Yüreğimde sabırla beklettiğim duygularım<br />
Sorgularım ,kaygılarım , vardığım tüm yargılarım   <br />
Adı yoktu benim için sevgilerin ve aşkların <br />
Bir zamanlar bir ben vardım bir de yalnızlığım<br />
Şimdi yine bir ben varım bir de diğer yarım...  <br />
                                    Şenay Pısıl Alkan    <br />
                                              1.6.1998<br />
<br />
<img src="http://i61.tinypic.com/2h6acs2.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
ÜMİTSİZCE<br />
Bir an geliyor ki içimden   <br />
İsyan etmek istiyorum<br />
Her şeye...<br />
Nedense hep ben yaşıyorum<br />
Ümitsiz sevgileri<br />
İşte o an nefret ediyorum<br />
Herkesten...<br />
Tam her şey pespembe görünürken<br />
Sönüveriyor tüm ışıklar<br />
Aniden...<br />
Ve ben çaresiz, tek başıma   <br />
Kalıveriyorum<br />
İçimde deli duygular dans ediyor<br />
Hayallerim birer birer<br />
Yok oluveriyor<br />
Bana sadece yalnızlığı yaşamak kalıyor<br />
Yeniden...<br />
Her şey öyle çekilmez oluyor ki<br />
Dayanamıyorum            <br />
Gözlerimi kapıyorum<br />
Akmasın diye gözyaşlarım<br />
Sımsıkı kapıyorum  ama içimden<br />
Hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum<br />
Biliyorum ki her şeyin olduğu gibi<br />
Bunun da sonu gelecek<br />
Ama ben buna ulaşamıyorum<br />
Tıpkı sana ulaşamadığım gibi <br />
Ve seni sensiz yaşıyorum     <br />
Ümitsizce<br />
Seni seviyorum...<br />
                   Şenay Pısıl Alkan <br />
                           11.5.1992<br />
<br />
<img src="http://i57.tinypic.com/33dujdi.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
UNUTMAM<br />
Bir gün gelir de koparsak  birbirimizden<br />
Saklarım   hatıranı  kimse bilmez<br />
İlkin belki ağlarım bile<br />
Sonra alışırım elbet sensizliğe<br />
Yalnızca unutulmak korkutur beni gizlice<br />
Her zaman böyle olmaz mı zaten<br />
Tek kişiler farklıdır yaşanan hikayelerde<br />
Bir gün döner gelirsem yalnız çaresizliğime  <br />
Suçun varsa kimse bilmez<br />
Suçların büyüğü benimdir bilirim   <br />
Ve ben seni suçlarınla sevmişimdir<br />
Bir gün sevmiş olsam bile bin yıl sevmişcesine<br />
Seni unutmam unutulacağımı bile bile.. <br />
                                   Şenay Pısıl Alkan   <br />
                                              2.4.1998<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<img src="http://i62.tinypic.com/348sl5w.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[        Bazen duygular yürekten dökülüverir satırlara... Kimi bir öykü olur , kimi dizilir mısra mısra... Bazen bir yaşanmışlık vardır, bazen hayalinde canlandırdıkların düşer satırlara ... Karın beyaz büyüsüne takılıp birbirimizi bulduk dostlar... Seneler önce yüreğimden düşen, kimseyle paylaşmadığım , paylaşmaya korktuğum bir kaç satırımı sunuyorum sizlere ... Baharınız şiir tadında geçsin diye ...<br />
<br />
<br />
<img src="http://i57.tinypic.com/33dujdi.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
HASRET<br />
Ne zaman aklıma gelse <br />
Gözlerim dolar<br />
Geceler sanki karanlığıyla <br />
Üstüme çöken bir mezar<br />
Susamış gibiyim ismini söylemeye<br />
Dilimden düşen   birkaç hecede    <br />
Hasretin var...<br />
Yine gözlerine baksam, ellerini tutsam<br />
Seni bir gül misali koklasam<br />
Keşke her gece rüyalarımda olsan     <br />
Ve ben ,"seni seviyorum" diye <br />
Defalarca sayıklasam<br />
Duyamayacağını bildiğim halde<br />
Senin için haykırsam...<br />
O zaman belki biraz aydınlanır geceler<br />
Üzerime çöken karanlık mezar<br />
Belki biraz daha hafifler...<br />
Buldum sandığım anda,     <br />
Kaybetmek varmış meğer<br />
Sevdim dediğim anda, nefret etmek<br />
Geleceği düşlerken, hatıralara gömülmek     <br />
İki uç arasında kaybolup gitmek varmış meğer...<br />
Sensizlik zormuş birtanem      <br />
Ya geceler boyu seni düşünmek? <br />
En kötüsü ise senin O'nu sevdiğini bilmek<br />
Ne zaman   aklıma gelse<br />
Gözlerim dolar<br />
Dilimden düşen birkaç hecede <br />
Hasretin var  ...<br />
                            Şenay Pısıl  Alkan  <br />
                                      15.7.1992<br />
<br />
<img src="http://i61.tinypic.com/2h6acs2.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
KORKUYORUM<br />
Denizlerin derinliğindeyim<br />
Yüreğim dalgalarla yarışıyor<br />
Deli gibi<br />
Yetişemiyorum...<br />
Gecelerin sessizliğindeyim<br />
Bedenim rüzgarlara karışıyor<br />
Yaprak gibi<br />
Üşüyorum...<br />
Yağmurların serinliğindeyim<br />
Gözlerim damlalara açılıyor   <br />
Sorar gibi<br />
Ağlıyorum...<br />
Acılarım mutluluğu engelliyor<br />
Zehir gibi<br />
Korkuyorum... <br />
             Şenay Pısıl Alkan <br />
                      25.1.1998<br />
<br />
<img src="http://i59.tinypic.com/a5izo2.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
BİR GÜN GELECEK...    <br />
Bir gün gelecek sessizliğim  bozulacak<br />
Fırtına gibi eseceğim  o kara bulutlara<br />
Hepsi yok olacak<br />
Ve ben aydınlığa kavuşacağım<br />
Bir gün gelecek gözyaşlarım susacak<br />
Yağmur gibi yağacağım o kötü anılara<br />
Hepsi ıslanacak<br />
Ve ben onları kıvırıp atacağım<br />
Bir gün gelecek yalnızlığım yok olacak<br />
Güneş gibi bakacağım yüreğimdeki buzlara<br />
Hepsi kaybolacak<br />
Ve ben sıcacık sevgiye doyacağım<br />
Bir gün sessizliğim bozulacak gözyaşlarım susacak<br />
Bir gün çaresiz yalnızlığım son bulacak<br />
İşte o gün gökkuşağı gibi ulaşacağım<br />
Mutluluğa bir uçtan bir uca ...<br />
                                   Şenay Pısıl Alkan <br />
                                            19.2.1998<br />
<br />
<br />
<img src="http://i60.tinypic.com/sggyon.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
BİR ZAMANLAR<br />
Bir zamanlar bir ben vardım bir de yalnızlığım <br />
Gözlerimde yaşlarla ettiğim dualarım  <br />
Umutlarım, korkularım, çektiğim acılarım<br />
Ulaşılmazdı  benim için hayalimdeki yarınlarım   <br />
Mutluluktu tek aradığım, bir de diğer yarım <br />
Yüreğimde sabırla beklettiğim duygularım<br />
Sorgularım ,kaygılarım , vardığım tüm yargılarım   <br />
Adı yoktu benim için sevgilerin ve aşkların <br />
Bir zamanlar bir ben vardım bir de yalnızlığım<br />
Şimdi yine bir ben varım bir de diğer yarım...  <br />
                                    Şenay Pısıl Alkan    <br />
                                              1.6.1998<br />
<br />
<img src="http://i61.tinypic.com/2h6acs2.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
ÜMİTSİZCE<br />
Bir an geliyor ki içimden   <br />
İsyan etmek istiyorum<br />
Her şeye...<br />
Nedense hep ben yaşıyorum<br />
Ümitsiz sevgileri<br />
İşte o an nefret ediyorum<br />
Herkesten...<br />
Tam her şey pespembe görünürken<br />
Sönüveriyor tüm ışıklar<br />
Aniden...<br />
Ve ben çaresiz, tek başıma   <br />
Kalıveriyorum<br />
İçimde deli duygular dans ediyor<br />
Hayallerim birer birer<br />
Yok oluveriyor<br />
Bana sadece yalnızlığı yaşamak kalıyor<br />
Yeniden...<br />
Her şey öyle çekilmez oluyor ki<br />
Dayanamıyorum            <br />
Gözlerimi kapıyorum<br />
Akmasın diye gözyaşlarım<br />
Sımsıkı kapıyorum  ama içimden<br />
Hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum<br />
Biliyorum ki her şeyin olduğu gibi<br />
Bunun da sonu gelecek<br />
Ama ben buna ulaşamıyorum<br />
Tıpkı sana ulaşamadığım gibi <br />
Ve seni sensiz yaşıyorum     <br />
Ümitsizce<br />
Seni seviyorum...<br />
                   Şenay Pısıl Alkan <br />
                           11.5.1992<br />
<br />
<img src="http://i57.tinypic.com/33dujdi.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
UNUTMAM<br />
Bir gün gelir de koparsak  birbirimizden<br />
Saklarım   hatıranı  kimse bilmez<br />
İlkin belki ağlarım bile<br />
Sonra alışırım elbet sensizliğe<br />
Yalnızca unutulmak korkutur beni gizlice<br />
Her zaman böyle olmaz mı zaten<br />
Tek kişiler farklıdır yaşanan hikayelerde<br />
Bir gün döner gelirsem yalnız çaresizliğime  <br />
Suçun varsa kimse bilmez<br />
Suçların büyüğü benimdir bilirim   <br />
Ve ben seni suçlarınla sevmişimdir<br />
Bir gün sevmiş olsam bile bin yıl sevmişcesine<br />
Seni unutmam unutulacağımı bile bile.. <br />
                                   Şenay Pısıl Alkan   <br />
                                              2.4.1998<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<img src="http://i62.tinypic.com/348sl5w.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[PERDE İNMEDEN OYUN BİTMEZ...]]></title>
			<link>https://www.forumatmosfer.com/konu-perde-inmeden-oyun-bitmez.html</link>
			<pubDate>Sun, 15 Feb 2015 00:17:27 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumatmosfer.com/konu-perde-inmeden-oyun-bitmez.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;">      <span style="font-weight: bold;">PERDE İNMEDEN OYUN BİTMEZ...     </span>       </span><br />
<br />
               Hayat su gibi akıp gidiyor bizlere ... Bir telaş bir mücadele... Çoğu zaman anlamsızca didişme içinde...<br />
              <br />
<br />
              İlk on yıl ... Çoğumuz farkında bile değildik bir çok şeyin... En güzel yıllarıydı belki de hayatımızın ... Çocuktuk ... Koştuk , oynadık dert , tasa nedir bilmeden... En büyük derdimiz düştüğümüzde dizlerimizin kanamasıydı. Düşünüyorum da ağlamamız canımızın acımasından çok , annemiz kızacak diyeydi. Ama yine de ilk onun yanına koştuk ... En acımasız kavgamız, peşinde koştuğumuz topu yakalayabilmekti... En büyük öfkemiz , yan sıradaki çocuğun saç çekmesinde ya da oyun dışı kalmakta yaşanırdı ... En büyük mutluluğumuz elimizdeki pamuk şekerdi...<br />
              <br />
<br />
             Ve biraz büyüdük ... Her şey değişti sanki gözümüzde. Her şeyi ben bilirim , en doğrusunu ben yaparım edasıyla dolaştık ... Tüm düzen yanlıştı bizim için ve herkes bize karşıydı ...Sanırım bu en sıkıntılı dönemdi bizlere. .. Bir çok şey değişime uğramıştı ... Duygular karmakarışıktı, çözümsüz sorunlar sarmıştı çevremizi , anlamsızca kavga halindeydik kendimizle ve bize karşı gelen herşeyle... Buna rağmen en güzel duyguları tattık belki de ... Kaçamak bakışlar atarken aklımızdakine , kalbimiz yerinden çıktı... Hiç unutulmayan tatda , ilk kez en saf aşkı yaşadık ...<br />
<br />
<br />
             Üçüncü on yıllık dönemde biraz daha durgunlaştık... Hayat mücadelesi başlamıştı bile ve kendimizle kavgaya zaman yoktu artık ... Gelecek korkusu vardı daha çok... Hayaller kariyer üzerineydi... En güzelini yakalamaya çalıştık... Başarının sırrını çözdük kendimizce... Başaramadığımızda dibe vurduk. Hayatın gerçekleri bir tokat gibi çarptı yüzümüze... Acılar yaşadık belkide , kaybetmeyi öğrendik, ve yeniden başlayabilmeyi... Her başlangıç yeni bir umut oldu bize... Ve birken iki olduk çoğumuz. Elele verdik sevdiğimizle...  Anneliği tattık , baba olmanın gururunu yaşadık... Çocuklarımız için akmaya başladı hayat, kırklı yaşlara geldiğimizi bile anlayamadık. Ve birden vaktimizin azaldığını hissedip, bir korku sarıverdi içimizi... Yapacak daha o kadar çok şey varken, zamanı durdurmayı istedik belki , hatta geri dönebilmeyi... Ne yazık ki elimizde kalanların birer anı olduğunu anladık... Saçımızdaki her bir beyaz tel, yüzümüzdeki her bir çizgi bizi rahatsız etse de , hepsinin yaşamdan kalan birer hatırası vardı bizde...<br />
          <br />
              Ve hayat yeniden başlamıştır bizlere... Biraz deliyizdir artık ya da azıcık çatlak... Boşverlerimiz çoğalmıştır , keşkeler yoktur hayatımızda... Farkına varmışızdır ki yanlışlar doğruları görtürse de yapılması gerekmektedir aslında... Ve hayatın tadını çıkarmaya başlarız... Kimseyi umursamayız bazen delice kararlar alırken... Çünkü bu bizim yaşamımızdır ve birdaha geri dönemeyeceğimizi öğrenmek , zamanımızı almıştır...<br />
<br />
             Haydi gençler ! Yaşamaya başlamak için daha fazla beklemeye gerek yok... Bırakın hayatla didişmeyi... Alın bir pamuk şeker elinize... Kırk, elli , altmış ne farkeder, gün senin için doğuyor... Yaşam senin , istek senin , keyif senin, kim karışabilir ki... Unutma bir şansın daha yok... Şimdi delilik zamanı... Perde inmeden, oyun bitmez... Hadi durma , başla artık yaşamaya ...<br />
                                                                 <br />
<br />
<br />
                                                                     Beyazın o tarifsiz güzelliğine aşık , kar delisi forum üyelerimize sevgiyle... <br />
<br />
                                                                         <br />
                                           <br />
                                             <img src="http://i60.tinypic.com/2zyk57o.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
                                                                       " hayata yeniden başlasaydım, saniyelerin nabzını tutardım."<br />
                                                                                                                                 ( Dostoyevski )]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;">      <span style="font-weight: bold;">PERDE İNMEDEN OYUN BİTMEZ...     </span>       </span><br />
<br />
               Hayat su gibi akıp gidiyor bizlere ... Bir telaş bir mücadele... Çoğu zaman anlamsızca didişme içinde...<br />
              <br />
<br />
              İlk on yıl ... Çoğumuz farkında bile değildik bir çok şeyin... En güzel yıllarıydı belki de hayatımızın ... Çocuktuk ... Koştuk , oynadık dert , tasa nedir bilmeden... En büyük derdimiz düştüğümüzde dizlerimizin kanamasıydı. Düşünüyorum da ağlamamız canımızın acımasından çok , annemiz kızacak diyeydi. Ama yine de ilk onun yanına koştuk ... En acımasız kavgamız, peşinde koştuğumuz topu yakalayabilmekti... En büyük öfkemiz , yan sıradaki çocuğun saç çekmesinde ya da oyun dışı kalmakta yaşanırdı ... En büyük mutluluğumuz elimizdeki pamuk şekerdi...<br />
              <br />
<br />
             Ve biraz büyüdük ... Her şey değişti sanki gözümüzde. Her şeyi ben bilirim , en doğrusunu ben yaparım edasıyla dolaştık ... Tüm düzen yanlıştı bizim için ve herkes bize karşıydı ...Sanırım bu en sıkıntılı dönemdi bizlere. .. Bir çok şey değişime uğramıştı ... Duygular karmakarışıktı, çözümsüz sorunlar sarmıştı çevremizi , anlamsızca kavga halindeydik kendimizle ve bize karşı gelen herşeyle... Buna rağmen en güzel duyguları tattık belki de ... Kaçamak bakışlar atarken aklımızdakine , kalbimiz yerinden çıktı... Hiç unutulmayan tatda , ilk kez en saf aşkı yaşadık ...<br />
<br />
<br />
             Üçüncü on yıllık dönemde biraz daha durgunlaştık... Hayat mücadelesi başlamıştı bile ve kendimizle kavgaya zaman yoktu artık ... Gelecek korkusu vardı daha çok... Hayaller kariyer üzerineydi... En güzelini yakalamaya çalıştık... Başarının sırrını çözdük kendimizce... Başaramadığımızda dibe vurduk. Hayatın gerçekleri bir tokat gibi çarptı yüzümüze... Acılar yaşadık belkide , kaybetmeyi öğrendik, ve yeniden başlayabilmeyi... Her başlangıç yeni bir umut oldu bize... Ve birken iki olduk çoğumuz. Elele verdik sevdiğimizle...  Anneliği tattık , baba olmanın gururunu yaşadık... Çocuklarımız için akmaya başladı hayat, kırklı yaşlara geldiğimizi bile anlayamadık. Ve birden vaktimizin azaldığını hissedip, bir korku sarıverdi içimizi... Yapacak daha o kadar çok şey varken, zamanı durdurmayı istedik belki , hatta geri dönebilmeyi... Ne yazık ki elimizde kalanların birer anı olduğunu anladık... Saçımızdaki her bir beyaz tel, yüzümüzdeki her bir çizgi bizi rahatsız etse de , hepsinin yaşamdan kalan birer hatırası vardı bizde...<br />
          <br />
              Ve hayat yeniden başlamıştır bizlere... Biraz deliyizdir artık ya da azıcık çatlak... Boşverlerimiz çoğalmıştır , keşkeler yoktur hayatımızda... Farkına varmışızdır ki yanlışlar doğruları görtürse de yapılması gerekmektedir aslında... Ve hayatın tadını çıkarmaya başlarız... Kimseyi umursamayız bazen delice kararlar alırken... Çünkü bu bizim yaşamımızdır ve birdaha geri dönemeyeceğimizi öğrenmek , zamanımızı almıştır...<br />
<br />
             Haydi gençler ! Yaşamaya başlamak için daha fazla beklemeye gerek yok... Bırakın hayatla didişmeyi... Alın bir pamuk şeker elinize... Kırk, elli , altmış ne farkeder, gün senin için doğuyor... Yaşam senin , istek senin , keyif senin, kim karışabilir ki... Unutma bir şansın daha yok... Şimdi delilik zamanı... Perde inmeden, oyun bitmez... Hadi durma , başla artık yaşamaya ...<br />
                                                                 <br />
<br />
<br />
                                                                     Beyazın o tarifsiz güzelliğine aşık , kar delisi forum üyelerimize sevgiyle... <br />
<br />
                                                                         <br />
                                           <br />
                                             <img src="http://i60.tinypic.com/2zyk57o.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
                                                                       " hayata yeniden başlasaydım, saniyelerin nabzını tutardım."<br />
                                                                                                                                 ( Dostoyevski )]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BÜYÜMEK]]></title>
			<link>https://www.forumatmosfer.com/konu-buyumek.html</link>
			<pubDate>Sat, 27 Dec 2014 13:25:45 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumatmosfer.com/konu-buyumek.html</guid>
			<description><![CDATA[            Gözlerini sımsıkı kapattı... Hep korkmuştu karanlıktan . Şimdi daha da çok korkuyordu. Yoktu o en çok güvendiği artık. Yalnız kalmıştı işte ... Kime koşacaktı yüreğini sardığında o tarif edilmez korku? Kim ona güzel sözler söyleyip sımsıkı sarılacaktı , "korkma burdayım ben" diyecekti? <br />
<br />
            Gitmişti... Hiç hesapta yoktu ki şimdi bu. Ya sevinçlerini kime anlatacaktı? Sabahları kapının önünde süt verdiği kedinin yaramazlıklarını anlatırken ,kiminle gülecekti ? Yok artık gülemezdi ki ,sevinemezdi ki zaten ... Gözlerini açtı . Boşluktaydı sanki , herşey bitmişti... Yavaşça ayağa kalktı, düşecek gibi oldu. Cama doğru gitti, hava buz gibiydi, sessizce kar yağıyordu. İlk kez yağmasın diye dua etti . Ya üşürse dedi içinden , ya korkuyorsa şimdi... Oysa ki sabah elini tutmuştu sıcacık, camdan birlikte seyretmişlerdi yağan karı sevinçle. Küçükken, kar tanelerini nasıl yakalamaya çalıştıklarını hatırlayıp gülmüşlerdi... <br />
<br />
            Yoktu artık gitmişti işte. Herşey bitmişti...Kulağında onun sesi çınladı biranda. " Yanında yoksam , gökyüzüne bak. Ya bir yıldızımdır o an ,ya bir buluttan sana bakıyorumdur, ya da avucuna düşen bir kar tanesinden sana dokunuyorumdur... Güçlüdür benim kızım .  Korkmaz...  " Gözünde kalan son damlada dökülüverdi . "  Babam " dedi titreyerek...  Birden büyüdüğünü hissetti... <br />
            <br />
            <br />
                Hayat o kadar kısa ki , eğer fırsatı varsa insanın, sevdiklerinin yanına koşup, doya doya öpmeli .Sımsıkı sarılıp boynuna, seni seviyorum demeli... Büyümek o kadar zor ki...<br />
<br />
<img src="http://i61.tinypic.com/vxjllg.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[            Gözlerini sımsıkı kapattı... Hep korkmuştu karanlıktan . Şimdi daha da çok korkuyordu. Yoktu o en çok güvendiği artık. Yalnız kalmıştı işte ... Kime koşacaktı yüreğini sardığında o tarif edilmez korku? Kim ona güzel sözler söyleyip sımsıkı sarılacaktı , "korkma burdayım ben" diyecekti? <br />
<br />
            Gitmişti... Hiç hesapta yoktu ki şimdi bu. Ya sevinçlerini kime anlatacaktı? Sabahları kapının önünde süt verdiği kedinin yaramazlıklarını anlatırken ,kiminle gülecekti ? Yok artık gülemezdi ki ,sevinemezdi ki zaten ... Gözlerini açtı . Boşluktaydı sanki , herşey bitmişti... Yavaşça ayağa kalktı, düşecek gibi oldu. Cama doğru gitti, hava buz gibiydi, sessizce kar yağıyordu. İlk kez yağmasın diye dua etti . Ya üşürse dedi içinden , ya korkuyorsa şimdi... Oysa ki sabah elini tutmuştu sıcacık, camdan birlikte seyretmişlerdi yağan karı sevinçle. Küçükken, kar tanelerini nasıl yakalamaya çalıştıklarını hatırlayıp gülmüşlerdi... <br />
<br />
            Yoktu artık gitmişti işte. Herşey bitmişti...Kulağında onun sesi çınladı biranda. " Yanında yoksam , gökyüzüne bak. Ya bir yıldızımdır o an ,ya bir buluttan sana bakıyorumdur, ya da avucuna düşen bir kar tanesinden sana dokunuyorumdur... Güçlüdür benim kızım .  Korkmaz...  " Gözünde kalan son damlada dökülüverdi . "  Babam " dedi titreyerek...  Birden büyüdüğünü hissetti... <br />
            <br />
            <br />
                Hayat o kadar kısa ki , eğer fırsatı varsa insanın, sevdiklerinin yanına koşup, doya doya öpmeli .Sımsıkı sarılıp boynuna, seni seviyorum demeli... Büyümek o kadar zor ki...<br />
<br />
<img src="http://i61.tinypic.com/vxjllg.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[MERHABA HAYAT...]]></title>
			<link>https://www.forumatmosfer.com/konu-merhaba-hayat.html</link>
			<pubDate>Wed, 17 Dec 2014 08:42:13 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumatmosfer.com/konu-merhaba-hayat.html</guid>
			<description><![CDATA[MERHABA HAYAT...       <br />
<br />
Hayat bazen ne kadar yorucu gelir günlük koşuşturmalar arasında. Hangimiz dememiştir ki "kaçıp gidesim var" diye? Hangimiz kaçıp gitmişizdir?  <br />
        <br />
        Kaçmak,bazen çok güzel gibi görünse de, korkutur içten içe seni. Herşeyi geride bırakmak ve herşeye yeniden başlamak, hiç bilmediğin bir yerde, tanımadıkların arasında, onca yaşanmışlıkları, alışkanlıkları bir anda yok saymak zordur. Ve bu düşünceyi aklının bir köşesine itekleyip, tutunmaya çalışırsın olduğun yere. Bazen umutsuzca , bazen isteksizce, mecbur olduğunu düşünerek oynamaya devam edersin yaşamın sana verdiği rolü. Küçük mutluluklar ararsın bu rolün içinde, fırsatlar yakalamaya çalışırsın. Ve bazen hayat öyle bir oyun oynar ki sana, herşey bitti sanırken, yeni umutlar doğar bir anda. Dostlar yakalarsın elinden tutan, için huzur dolar, farklı gözlerle bakmaya başlarsın hayata ve kaçıp gitmediğine sevinirsin. Dostlarınla yeni umutlara yelken açarsın. Herşey yoluna girmeye başlar. Sanki o kaçmak isteyen sen değilmişcesine merhaba dersin yeniden hayata... <br />
         <br />
        Gel arkadaş kaçma... Tutun hadi bir ucundan ve tekrarla... Merhaba umut , merhaba hayat , merhaba dostlar merhaba...<br />
<br />
<img src="http://i58.tinypic.com/6jnehw.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[MERHABA HAYAT...       <br />
<br />
Hayat bazen ne kadar yorucu gelir günlük koşuşturmalar arasında. Hangimiz dememiştir ki "kaçıp gidesim var" diye? Hangimiz kaçıp gitmişizdir?  <br />
        <br />
        Kaçmak,bazen çok güzel gibi görünse de, korkutur içten içe seni. Herşeyi geride bırakmak ve herşeye yeniden başlamak, hiç bilmediğin bir yerde, tanımadıkların arasında, onca yaşanmışlıkları, alışkanlıkları bir anda yok saymak zordur. Ve bu düşünceyi aklının bir köşesine itekleyip, tutunmaya çalışırsın olduğun yere. Bazen umutsuzca , bazen isteksizce, mecbur olduğunu düşünerek oynamaya devam edersin yaşamın sana verdiği rolü. Küçük mutluluklar ararsın bu rolün içinde, fırsatlar yakalamaya çalışırsın. Ve bazen hayat öyle bir oyun oynar ki sana, herşey bitti sanırken, yeni umutlar doğar bir anda. Dostlar yakalarsın elinden tutan, için huzur dolar, farklı gözlerle bakmaya başlarsın hayata ve kaçıp gitmediğine sevinirsin. Dostlarınla yeni umutlara yelken açarsın. Herşey yoluna girmeye başlar. Sanki o kaçmak isteyen sen değilmişcesine merhaba dersin yeniden hayata... <br />
         <br />
        Gel arkadaş kaçma... Tutun hadi bir ucundan ve tekrarla... Merhaba umut , merhaba hayat , merhaba dostlar merhaba...<br />
<br />
<img src="http://i58.tinypic.com/6jnehw.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>