HAVA MODELLERİ VE RADAR İÇİN TIKLAYINIZ

by Volkan_Funda at 13-03-2015, Saat: 12:33
Burada sevdiğimiz Türk filmlerine ait sahneleri paylaşabiliriz.

İlk olarak benim çok sevdiğim bir sahne var Çiçek Abbas filminden

- Kardeşim Abbas'a bak be! Ne çabuk bitirim oldun be anam.
- Oluruz be anam! Smile



by Fatih Şen at 10-03-2015, Saat: 16:11
Umutlarla beklediğimiz bu Kışta artık son demlerini yaşamaya başladı. Tatmin olduk mu ? evet tahminimce %95 i'miz tatmin olmuşuzdur. Smile

Bu kış aldığımız sistemlere bir göz atalım. 30 Aralık 2014 orta şiddette yüksekleri ve karasal bölgeleri tatmin eden Siklonlu sistemdi.

6-9 Ocak 2015 sistemi. Güçlü soğuk salınım ile son yıllardaki en sert soğukları tepemize indiren sistem İstanbul'da gündüz dahi Sıcaklıklar -4 -5 dereceler de seyretti 850hpA da ise -15 ler üzerimize oturdu yağış deniz etkisi ile gerçekleşti ama bizim beklediğimiz kuvvette olmayınca yağış açısından etkisiz soğuk açısından çok kuvvetli sistem diye akıllarda yer edindi.

9-11 Şubat sitemi 30 Aralık sistemine benzer Zayıf siklonlu ve deniz etkisi ile kar yağışı (DEK) sistemiydi 100 metre ve üzeri yerlerde etkili olan bir sistemdi Alçak ve Kıyı kesimlerde zamanla hafif örtü oluşsa da kısa sürede eriyip gitti Eminönü, Kadıköy gibi yerlerde sadece havada kar görüldü.

17-20 Şubat 2015 sistemi. İşte kar severlerin sıcaklık ve yağış açısından çok özledikleri bir sistemdi 850hpA da -12-13 ler 500 hpA da -39 -40 lar tepemize oturdu yağış siklonsuz yine deniz etkisi ile kar (DEK) idi Sıcaklıklar gündüz 0 gece -3 civarlarında seyrederken yağış bantları zaman zaman yer yer kuvvetli kar oluşturdu Silivri - Beylikdüzü arasına sıkışan bir Kütle vardı ki yaklaşık 1 metre kar Bıraktı oralara. Şehrin Anadolu yakası bize niye yağmıyor derken son günde onlara da bir güzellik yapıp Çekildi sistem. Ortalama şehrin batısı Hariç 30 cm kar birikintisi ile hafızalarda yerini Aldı.

Kısaca 2 güçlü 2 ortalama Sınırda sistem ile kapattık bu kış'ı Hiçte fena değildi değil mi ? Hele ki son yıllarda ki Zayıf kışlara baktığımız da gayet iyi geçti. Barajlar kış başında ki tahminim gibi %100 'e ulaştı. Bereketli geçti çok şükür. Bundan sonra sistem alabiliriz ancak çok etkili olacağını düşünmüyorum. Tabi Herşeyin en iyisini Allah bilir. Güle güle 2014-2015 kışı.. Fazla özletme kendini...
by Emre Albayrak at 09-03-2015, Saat: 18:32
Gizli kullanıcı nedir? Merak ettim
by Serkan Sezenoğlu at 07-03-2015, Saat: 15:33
SEDEF ÇİÇEĞİ HİKAYESİ...

resim



Mahkeme salonunda, seksen yaşlarındaki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı... Adam inatçı bakışlarla, suskun ninenin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözlerini ve bıkkın bakışlarını süzüyordu. Hakim tok sesiyle, yaşlı kadına:

- Anlat teyze, neden boşanmak istiyorsun?

Yaşlı kadın, derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı:

- Bu herif yetti gayri, 50 yıldır bezdirdi hayattan...

Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu, mahkeme salonunda... Sessizlik, bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu...

Kim bilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmış 50 yılın ardından? Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı... Kadın neler diyecekti? Herkes, onu dinliyordu... Yaşlı kadının gözleri doldu ve devam etti:

- Bizim bir sedef çiçeği vardı, çok sevdiğim... O bilmez... 50 yıl önceydi.. O çiçeği bana verdiği çiçekler arasından kopardığım bir yaprağı tohumlamıştım, öyle büyüttüm. Yavrumuz olmadı onları yavrum bildim. Bir süre sonra çiçek kurumaya başladı. O zaman adak adadım. Her sabah güneş doğmadan önce, bir tas suyla sulayacağım onu diye. İyi gelirmiş derlerdi.

50 yıl oldu, bu herif bir gece kalkıp bir kere de bu çiçeği ben sulayayım demedi. Taa ki geçen geceye kadar... O gece takatim kesilmiş uyuyakalmışım... Ben, böyle bir adamla 50 yıl geçirdim. Hayatımı, umudumu, her şeyimi verdim. Ondan hiçbir şey görmedim. Bir kerecik olsun, benim bildiğim görevlerden birisini yapmasını bekledim. Onsuz daha iyiyim, yemin ederim.

Hakim yaşlı adama dönerek:

- Diyeceğin bir şey var mı, baba? dedi.

Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü kürsüye, o ana kadar suçlanmış olmanın utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyle, hakime yöneldi. Tane tane konuştu:

- Askerliğimi Cumhurbaşkanlığı köşkünde bahçıvan olarak yaptım. O bahçenin, görkemli görünümüyle büyümesi için emeklerimi verdim. Fadime'mi de orada tanıdım. Sedefleri de... Ona en güzel çiçeklerden buketler verdim. Yeni evlendiğimizde, boyun ağrısı nedeniyle, onu hekime götürdüm.

Hekim "Çok uzun süre uyanmadan yatarsa, boynundaki kireç sertleşir, kötüleşir" dedi. "Her gece uykusunu bölüp uyansın, gezinsin" dedi. Hekimi pek dinlemedi bizim hatun... Lafım geçmedi... O günlerde; tesadüf, bu çiçek kurumaya yüz tuttu. Ben ona: "Çiçeği geceleri sularsan geçer" dedim. Adak dilettim... Her gece onu uyandırdım ve onu seyrettim. O sevdiğim kadını, yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim. Her gece, o çiçek ben oldum sanki... dedi adam; o yaştaki bir adamdan beklenmeyecek ifadelerle...

- Her gece, o yattıktan sonra uyandım. Saksıdaki suyu boşalttım. Sedef, gece sulanmayı sevmez, hakim bey... Geçen gece de... Yaşlılık... Ben de uyanamadım. Uyandıramadım... Çiçek susuz kalırdı ama kadınımın boynu yine azabilirdi... Suçlandım... Sesimi çıkartamadım... O anda gazeteciler dahil, mahkeme salonundaki herkes ağlıyordu...


resim
by Volkan_Funda at 05-03-2015, Saat: 18:16
Bu haberi beni çok duygulandırdığı için özellikle paylaşmak istedim.

http://spor.haberturk.com/futbol/haber/1...erek-gitti

Bundan sonra Club Brugge ve taraftarlarının benim için yeri apayrı. Helal olsun...

Burada da videosu var;
http://www.aksam.com.tr/spor/futbol/20-b...ber-386997
by Doğan Elli at 02-03-2015, Saat: 21:10
Sevgili arkadaşlar acısıyla tatlısıyla bir kış sezonunu daha geride bırakmak üzereyiz..

Toplama baktığımızda 3 zayıf 2 kuvvetli toplam 5 sistem aldık bu sene.. Eskilere kıyasla çok daha verimli bir kış geçirdik.. Hele ki son 18 Şubat sistemi neredeyse 2012 kadar hatta belki de ondan bile daha kuvvetliydi.. Karın o kadar yağmura ve ılığa rağmen 1 hafta dayandığı yerler oldu..

Artık marttan gün aldık.. Açık söyleyeyim bu totem de değil bundan sonra şahsen beklentim yok denecek kadar azalmıştır. Elbette ki 2011'deki 9 Mart sistemi örnek olabilir. 1992'de 18 Mart'ta kar bırakan sistem örnek olabilir.. Hatta en büyük örnek 1987 örnek olabilir ama benim tarihte gördüğüm en etkili mart sistemi sadece 1987'dir..

Bizim dışımızda yine takip edilen ve takipçilerimizin de bazılarının takip ettiği Hava Delisi facebook sayfasında bir istatistik yayınlamış.. Mart istatistiği... Sadece 1985 ve 1987 hariç diğer senelerde mart ayında 0 derecenin altına inen gün sayısı yok denecek kadar az.. Kar yağışının 18 Şubat sistemindeki gibi yerde tutan sahilleri dahi etkileyen bir düzeyde olması için sıcaklığın gündüz dahi 0 dereceyi aşmaması gerek.. Aksi taktirde yağsa bile anında erir gider.. Bir günlük sistem yerde az tutnan kar da bizim göz zevkimize hitap eder veda çağrışımından başka da bir etki yapmaz..

Elbette 1998'deki nisan kar yağışını örnek verebilirsiniz..Galatasaray-Werder Bremen maçını da.. O maçta ben sahil kesimindeydim ve tutunan kar yoktu.. Sadece yüksek yerlerde 2-3 saat kadar dayanan bir kar vardı o kadar..Nisandaki kar da öyle.. 9 Mart 2011 sisteminde işyerine gelirken arabayı kaydırmıştım. Smile Ama aynı saatlerde sahilde damlarda bile kar yoktu.. İşyerimdeki kar da akşama kalmadan erimişti.. Yani tam bir mart sistemiydi.. 1987 hariç bunun başka örneği yok.. Biz 30 yılda bir diyoruz ama tarihte bunun örneği yok..

Diyagrama göre 11'inden sonra bir atak ihtimali de var.. Şahsen nasıl 5-6 Mart sistemleri eridi bunlar da eriyecek gibi düşünsem de gelse bile öyle etkili olacağını düşünmüyorum..

Sevindiğim nokta 2012'den beri ilk defa kışa benzer bir sezon geçirdik.. Döngünün kırıldığına inanıyorum.. Umarım 2015-2016 sezonu da bu şekilde hatta bundan daha güzel geçer..

Kış ve kar bitse de burada dostluğumuz devam edecektir. Herkese sevgiler..


resim

(öğle diyagramı)
by Fatih Şen at 23-02-2015, Saat: 13:32
Insanlar doğuyor. Uzun yıllar yaşıyorlar kimileri. Kimileri orta yaşlarda, kimileri küçük iken, kimileri bebek ya da anasının karnında iken veda ediyor hayata..

Aslında herkes aynı amaç için yaşıyor genel olarak bakacak olursak. Iyi bir yaşam, yavrularına güzel imkanlar sunmak, zamanı gelince de rahat bir şekilde göçüp gitmek. Ama hayat herkesin istediği gibi gitmiyor maalesef...Bazıları hayat içinde zorluklar ile başa çıkmasını biliyor. Bazıları ise buna yenik düşüyor. Kimi çok zengin ve şanslı, kimi de çok fakir. Ama şanssız değil...Kimisi de sonradan mücadele vererek zengin olanlardan.

Herşey iyi hoş ancak bu insanlardaki çekememezlik, kıskançlık, kin, öfke ne diye? Ben de dahil öbürtarafı hiç düşünen yok... Bu insanlık neyin peşinde?... Onlar araba almış biz daha iyisini alalım, onların yazlığı var bizim neden yok kavgası hiç bitmeyecek.

İnsanlığın kendine gelmesi lazım.. Ufacık şeyler için canlara kıyılıyor. Herkesin derdi olmuş para. Kusura bakma da ey insanoğlu, seni para değil iman kurtarır ancak, ben de dahilim buna.

Boş boş şeyler için kalp kırmalar, insanların arkasından konuşmalar. Yazık.. Başımızdan bunca felaketler geçmesine rağmen hala aynı tas aynı hamam devam ediyoruz. Onlar bizlere kendimize gelmemiz için yapılan uyarılar. Ama biz aradan 2-3 gün geçtikten sonra eskiye dönüyoruz. Amaç ne belli değil...

Belki bir çoğunuz bu yazdıklarımdan ne anlatmak istediğimi anlamayacaksınız. Bunları neden yazdım biliyor musunuz?.. Son günlerdeki olanlar yüzünden canım çok sıkıldı. Bazı insanların amacını anlamak mümkün değil.
Önemli olan kardeşçe huzur içinde yaşamak değil mi sizcede? Ne olacak ki? Bir gün hepimiz göçüp gideceğiz. Bu yalancı dünya'dan. Sevgi, vicdan, merhamet, acıma duygusu ve iyilik hiç ama hiç eksik olmasın yüreğinizden. Hayat işte...
  •  Önceki
  • 1
  • ..
  • 36
  • 37
  • 38(current)
  • 39
  • 40
  • ..
  • 51
  • Sonraki 
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
Kullanıcı Adı/E-posta:

Şifreniz:


Giriş Yap
Forumda Ara

Forum İstatistikleri
Toplam Üyeler: 5,408
Son Üye: mvptkfjb
Toplam Konular: 352
Toplam Yorumlar: 79,517
Kimler Çevrimiçi
Toplam: 6294 kullanıcı aktif
0 Kayıtlı
» 6294 Ziyaretçi