Kış kış gibi olmazsa bütün ekosistem bozulur kış demek yağış demek kar demek bunlar olmazsa yazın kuraklık mahsulde verim düşüklüğü hatta kıtlık çölleşme bir sürü büyük problem yaşarız. İşte bu yüzden kış bu kadar önemli bakın son üç sistemde 3-4 dereceler ile kar alamadık karla karışık sınırında kaldık ve sistemler geçti doksanlı yıllarda bu sistemler gelseydi arka arkaya kar yagisi alirdik
Konuyu Oyla:
|
|
|
2025 yılı, 1964 yılından günümüze kadar görülen en kurak yıl olmuştur (414.9 mm),
ECMWF ERA5-Land yüksek çözünürlüklü veri setleri üzerinde gerçekleştirdiğimiz alan bazlı analizler, 2025 yılının Türkiye klimatoloji tarihinde kritik bir eşik olduğunu kanıtlıyor. 1964’ten günümüze uzanan kayıtlar içerisinde 2025 yılı, sadece 2008’in gerisinde kalarak (ihmal edilebilir bir farkla) en kurak ikinci yıl olarak kayıtlarıma geçmiştir. Analizdeki en dikkat çekici bulgu, 2025 yağış anomalisinin 1950-1970 baz dönemi (normaller) ile olan korelasyonudur. Bu durum, 2008 yılındaki tarihsel kuraklık deseniyle neredeyse birebir örtüşmektedir. Batı ve Güney bölgelerindeki 400-500 mm’ye varan negatif sapmalar, su bütçesindeki açığın "yönetilebilir" sınırların dışına çıktığını ve hidrolojik bir krize evrildiğini göstermektedir. Ayrıca 2009 yılı en yüksek yağış alınan dönemlerden biridir. 2026 yılı şu ana kadar bu noktada da yüksek benzerlikler bulunmaktadır. Örneğin Ankara barajlarına gelen su miktarı 2026 Ocak ayında, 2025'in son 6 ayından daha fazla bir miktarda yağış toplamıştır. Kaynak:x ![]() ![]()
Bu gönderiye 1 ifade bırakıldı.
Hepsini görüntüle
1
Bilim insanlarından korkutan açıklama: Sadece 10 senede rekor seviyeye çıktı!
Küresel iklim değişikliği üzerine yapılan çalışmaları son yıllarda küresel ısınmanın giderek arttığını ortaya koyuyor. Bu kapsamda yapılan bir araştırmaya göre küresel sıcaklık seviyeleri son 10 yılda rekor seviyelere yükseldi. Bu durum bilim insanlarını bile şaşkına çevirdi. Küresel iklim değişikliği konusunda yıllardır süregelen açıklamalar ve uyarılar devam etse de pek çok ülke tarafından henüz ciddi bir çalışma yürütülmeye başlamadı. Bu da riskin giderek artmasına zemin hazırlayan başka bir durum demek oluyor. Baz ülkelerin yenilenebilir enerji konusunda çalışmaları devam etse de bu durum küresel ısınmayı tersine çevirmeye yetmiyor. Küresel iklim değişikliği üzerine yapılan yeni bir çalışmaya göre bilim insanları küresel sıcaklığın son 10 yılda rekor seviyelere yükseldiğini belirtti. Geophysical Research Letters dergisi tarafından yayımlanan çalışmada bilim insanları istatistiksel verilerle sıcaklığın geldiği riski seviyeyi ortaya koydu. Live Science tarafından yapılan bir habere göre çalışmada ortak yazarlık yapan Stefan Rahmstorf küresel ısınmanın 2014’ten sonra iki kat arttığını belirterek “Küresel ısınma oranındaki ivme, 1,5°C sınırını daha erken aşacağımız anlamına geliyor” dedi. Rahmstorf bu ani yükselişin kendilerini de şaşırttığını söyledi. Küresel iklim değişikliği, son on yıllarda bilim insanlarının öngördüğü sınırları zorlayan bir ivme kazanıyor. 1970 ile 2015 yılları arasında her on yılda bir yaklaşık 0,2 santigrat derecelik bir artış gözlemlenirken, son on yıla ait veriler bu oranın 0,35 dereceye fırladığını gösteriyor. Araştırmacılar, son 150 yıldaki bu ısınma hızının ve büyüklüğünün, son buzul çağının bitişi dahil olmak üzere son 24.000 yılda yaşanan tüm doğal değişimleri geride bıraktığını belirtiyorlar. Bu hızlanmanın ne kadarının insan kaynaklı sera gazı emisyonlarından, ne kadarının ise El Nino gibi doğal döngülerden kaynaklandığını ayırt etmek zor olsa da, veriler %98 kesinlikle küresel ısınmada istatistiksel olarak anlamlı bir ivmelenme olduğunu kanıtlıyor. Geliştirilen tahmin modelleri, mevcut ısınma eğiliminin bu hızla devam etmesi durumunda, kritik eşik olan 1,5 derecelik ısınma sınırının 2030 yılına kadar aşılacağını öngörüyor.
Süper El Nino kapıda mı? 2026 için kritik tahmin
Bilim insanları, Pasifik Okyanusu'ndan elde edilen verilerin bu sene bir El Nino olayı yaşanması ihtimalini güçlü kıldığını belirtiyor. Bazı uzmanlara göre ise Süper El Nino kapıda. Bilim insanları yerkürede etkili olan kuresel isinma bu yıl içinde şiddetli bir iklim olayının daha eklenebileceğini dile getirdi. ABD Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin (NOAA) verilerine göre, Haziran-Ağustos döneminde yüzde 62 olasılıkla en az Aralık ayı sonuna kadar sürmesi beklenen bir El Nino gelişecek. Bu doğal iklim olgusunda Pasifik Okyanusu'nun bir bölümü ısınıyor ve belirli koşullarda, dünyanın bazı bölgelerinde sellere, diğerlerinde ise kuraklığa yol açabiliyor. Bazı uzmanlar ise, El Nino'nun daha şiddetlisi olan Süper El Nino yaşanabileceği görüşünü savunuyor. Almanya'nın Kiel kentindeki, Helmholtz Okyanus Araştırmaları Merkezi'nden iklim araştırmacısı ve okyanus bilimci Mojib Latif'e göre, bu yıl Süper El Nino riskinin ne kadar yüksek olduğunu öngörmek zor: "Ben yüzde 50-50 derdim. Olabilir ama olmayabilir de." Süper El Nino'nun gelişmesi neye bağlı? Yazdığı doktora teziyle El Nino konusunda temel bulgular sunan Latif, bir El Nino'nun gelişmesi ve gücü için rüzgâr dalgalanmalarının belirleyici olduğunu ve bunların şu an için öngörülemediğini belirtiyor. ![]() Yaşanacak olası bir El Nino olayı, dünyanın bazı bölegelerinde uzun süreli kuraklığa neden olabilir El Nino olgusunda önce Pasifik'in ekvator yakınındaki bir bölgesi ısınıyor. Latif, Pasifik bölgesinin 300 metre üstündeki bölgede daha şimdiden çok fazla ısı bulunduğunu dile getirerek "Her şey ders kitabındaki gibi gelişiyor. Ama hâlâ farklı yönlerde etki edebilen rastgele rüzgâr dalgalanmaları da var" diyor ve bu nedenle kesin bir öngörünün zor olduğunu belirtiyor. Mojib Latif ayrıca, yıl sonuna dek çok güçlü bir El Nino yaşanabileceğini; bunun bu yıl olmazsa büyük ihtimalle gelecek yıl görüleceğini ifade ederek Pasifik Okyanusu üstünde şu an bir ısı olduğunu, bunun yok edilemeyeceğini ve "sadece atmosfer üzerinden taşınabileceğini" kaydederek bunun da bir El Nino anlamına geleceğini vurguladı. El Nino ve La Nina nedir? El Nino iklim olayında, Pasifik Okyanusu'nun ekvatora yakın bölegelerinde sıcak su ve bulutlar, normalde kuru olan Güney Amerika kıyısına doğru hareket ediyor. Bu durum Güney Amerika'da ve zincirleme reaksiyon sonucu Doğu Afrika'nın bazı ülkelerinde sıklıkla yıkıcı sellere neden oluyor. Güneydoğu Asya, Doğu Avustralya ve Güneydoğu Afrika'ya kadar olan bölgelerde ise kuraklık ve orman yangınları artıyor. La Nina ise kabaca bunun tersi bir hava olgusu. Orta Avrupa için ne gibi etkileri var? Zürih Federal Teknik Enstitüsü'nden (ETH) Daniela Domeisen, "Bir El Nino olayının Almanya, Avusturya ve İsviçre üzerindeki etkileri büyük farklılıklar gösteriyor çünkü El Nino'nun Avrupa üzerinde toplamda çok zayıf bir etkisi var. Bu durum özellikle Avrupa'nın tropikal Pasifik bölgesinden çok uzakta olmasıyla açıklanıyor ve El Nino bize ulaşana kadar diğer birçok atmosferik ve okyanussal etkiden bozuluyor" bilgisini paylaşıyor. ![]() El Nino; Güneydoğu Asya, Doğu Avustralya ve Güneydoğu Afrika'da kuraklık ve orman yangınlarını artıyor (Sembol fotoğraf) Domeisen, El Nino'nun Orta Avrupa'ya olası bir etkisini ise büyük olasılıkla "soğuk ve yağışlı hava getiren bir durum" olarak ifade ediyor. "Ancak şu an için böyle bir öngörü hâlâ çok büyük belirsizlikler taşıyor çünkü tropikal Pasifik'teki olayın ne kadar güçlü olacağı bile henüz net değil" diyen Domeisen, "etkinin bize ulaşıp ulaşmayacağı ise hiç belli değil" ifadesini kullanıyor. Küresel ısınma ve El Nino bir araya gelirse ne olur? Mojib Latif için özellikle altı çizilmesi gereken nokta, normalde serinletici etkisi olan bir La Nina'ya rağmen son aylarda sıcaklıkların yüksek olması. "Son aylarda ve geçen yıl da La Nina benzeri koşullar vardı. Yani tropikal Pasifik Okyanusu yüzeyde oldukça soğuktu ve buna rağmen küresel deniz yüzeyi ve hava sıcaklıkları nispeten sıcaktı" diyen Latif, "Şu anda Pasifik'te aslında nispeten nötr koşullar var, orada henüz hiçbir şey olmadı ve buna rağmen sıcaklıklar şimdiden yine rekor yolunda" ifadesini kullanıyor. Latif, bir El Nino'nun yaşanması halinde sıcaklığın daha da yükselebileceğini ancak El Nino olmadan da yeniden küresel bir sıcaklık rekoru görülebileceğini vurguluyor. Kaynak : euronews ![]() Merhaba Son verilere gore cok guclu elnino ihtimali artiyor. Bu bizim cografyada cok yuksek sicakliklar ve kurak bir yaz ihtimalini yaninda yaz firtinalarini da beraberinde getiriyor. Küresel anlamda ise dunyada ozellikle afrika guney amerikada ciddi sel ve ekstrem sicakliklara neden olabilir Etkisini sadece yaz düsünmeyin, 2027 kışı icinde kar anlaminda rislim bir durum oluşturuyor Özellikle yazin ikinci yarisi cok zor gecebilir pasifik isi durumunu takipteyim. Kaynak: https://edition.cnn.com/2026/04/07/weath...e-disaster
Son yıllarda sıcaklıklar giderek artıyor. Eğer bu yaz da beklendiği kadar sıcak geçerse barajlardaki su seviyelerinde düşüş görmek şaşırtıcı olmaz. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanların su tasarrufuna daha fazla dikkat etmesi gerekecek gibi duruyor.Tabii bunlar şimdilik tahmin, meteoroloji uzmanları da mevsimlik tahminlerin kesin olmadığını söylüyor. Ama yine de baraj doluluk oranlarını takip etmekte fayda var. Türkiye genelindeki güncel baraj doluluk oranlarını ve su seviyelerini takip etmek isteyenler için: https://turkiyebarajlar.com/barajlar/
Avrupa'yı kavuran sıcak hava dalgasının nedeni ne ve sıcaklar Türkiye'ye gelecek mi?
Fransa tarihinin en sıcak gününü yaşarken, İngiltere haziran ayındaki en yüksek sıcaklığı kaydetti, İspanya ise 1950'den bu yana ölçülen en yüksek günlük ortalama sıcaklığa ulaştı. Peki sıcaklar Türkiye'ye de gelecek mi? Avrupa'yı etkisi altına alan olağanüstü sıcak hava dalgası, çok sayıda ülkede sıcaklık rekorlarını altüst ederken uzmanlar bunun sıradan bir yaz sıcaklığı olmadığını vurguluyor. Fransa tarihinin en sıcak gününü yaşarken, İngiltere haziran ayındaki en yüksek sıcaklığı kaydetti, İspanya ise 1950'den bu yana ölçülen en yüksek günlük ortalama sıcaklığa ulaştı. Bilim insanlarına göre sıcak hava dalgasının hem mevsime göre alışılmadık derecede erken başlaması hem de rekor seviyedeki şiddeti, iklim değişikliğinin Avrupa üzerindeki etkisini açık biçimde ortaya koyuyor. Rekorlar peş peşe kırıldı, nükleer santraller de etkilendi Batı Avrupa genelinde milyonlarca kişi 40 derecenin üzerine çıkan bunaltıcı sıcaklarla mücadele ediyor. Paris'te termometreler 41 dereceye yaklaşırken, Fransa'nın yarısından fazlasında en yüksek seviye olan kırmızı sıcaklık alarmı yürürlükte. Ülkenin batısında on binlerce hane elektrik kesintileriyle karşı karşıya kalırken, Louvre Müzesi ve Eyfel Kulesi gibi simge yapılar aşırı sıcak nedeniyle normalden erken kapatıldı. Fransa'nın onlarca ölçüm noktasındaki gündüz ve gece sıcaklıklarının ortalamasını gösteren ulusal sıcaklık göstergesi çarşamba günü 30 dereceye ulaşarak 1947'den bu yana kaydedilen en yüksek değeri gördü. Salı günü ülke genelinde 147 yerleşim yeri haziran ayı sıcaklık rekorunu kırarken, 41 meteoroloji istasyonunda sıcaklık 43 derecenin üzerine çıktı. Ülke ayrıca salı gecesinden çarşambaya kadar tarihin en sıcak gecesini yaşadı; gece boyunca ulusal ortalama sıcaklık 21,6 derece olarak ölçüldü. Bazı nehirlerin suyu, nükleer santrallerin güvenli şekilde soğutulamayacağı kadar ısındı. İspanya'da da son günlerde sıcaklıklar birçok bölgede 45 dereceyi aşarken, pazartesi ve salı günleri ölçülen günlük ortalama sıcaklıklar haziran ayı için tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Ülkenin bazı bölgelerinde üç gece üst üste sıcaklığın 30 derecenin altına düşmediği bildirildi. Bask Bölgesi'nin bazı kesimlerinde ise 42 dereceye kadar sıcaklık bekleniyor. İngiltere'de Gosport kentinde 36,1 dereceyle haziran ayının en yüksek sıcaklığı kaydedildi. Meteoroloji uzmanları sıcaklığın 38 dereceye kadar çıkabileceğini belirtiyor. İtalya'nın kuzey ve orta kesimlerinde 16 bölgede kırmızı alarm uygulanırken, Almanya, Hollanda ve Belçika'da sıcaklıkların hafta sonuna doğru zirve yapması bekleniyor. Sıcak hava dalgasının önümüzdeki günlerde Polonya, Hırvatistan, Macaristan, Yunanistan ve diğer Doğu Avrupa ülkelerine doğru ilerleyeceği tahmin ediliyor. Bu sıcak hava dalgasını farklı kılan ne? Bilim insanlarına göre Avrupa'da yazın en sıcak dönemi normalde temmuz ortası ile sonu arasında yaşanıyor. Ancak bu yıl etkisini gösteren sıcak hava dalgası, yaz mevsiminin zirvesinden haftalar önce başladı. Araştırmalar, yoğun sıcaklık stresinin artık haziran ayında görülmeye başladığını ortaya koyuyor. 1950'den bu yana yalnızca bir büyük sıcak hava dalgası bu yılkinden daha erken başlamıştı. Uzmanlar, iklim değişikliğinin sıcak hava dalgalarını hem daha sık hem de daha şiddetli hale getirdiğini belirtiyor. Örneğin 2025 Haziran'ında İngiltere'nin güneydoğusunda yaşanan sıcak hava dalgasını inceleyen bir çalışma, insan kaynaklı sera gazı emisyonları olmasaydı böyle bir olayın yaklaşık 50 yılda bir yaşanacağını göstermişti. Ancak küresel sıcaklığın insan faaliyetleri nedeniyle yaklaşık 1,3 derece artması hesaba katıldığında, aynı büyüklükteki sıcak hava dalgasının artık en az beş yılda bir görülebileceği hesaplanmıştı. Sıcak hava dalgalarının arkasında ne var? Uzmanlara göre yerel ölçekte sıcak hava dalgaları, yüksek basınç sistemlerinin bir bölge üzerinde uzun süre sabit kalmasıyla oluşuyor. Bu sistemler adeta bir kapak gibi davranarak sıcak havayı yeryüzüne yakın tutuyor ve bulut oluşumunu engelleyerek güneş ışınlarının zemini daha fazla ısıtmasına neden oluyor. Ancak bilim insanları, günümüzde bu mekanizmanın çok daha sık çalışmasının temel nedeninin iklim değişikliği olduğunu vurguluyor. Petrol, kömür ve doğal gazın yakılması sonucu atmosfere salınan sera gazları yalnızca küresel sıcaklıkları artırmakla kalmıyor, aynı zamanda geniş ölçekli atmosfer dolaşımını da değiştiriyor. Bunun sonucunda yavaş hareket eden yüksek basınç sistemleri daha kolay oluşuyor ve uzun süre aynı bölgede kalarak sıcak hava dalgalarının hem süresini hem de şiddetini artırıyor. Veriler de bu değişimi doğruluyor. Avrupa, 1950 ve 1999 yılları arasındaki 50 yılda yalnızca 5 büyük sıcak hava dalgası yaşarken, 2000-2021 döneminde bu sayı 18'e yükseldi. 2022, 2023 ve 2025'te görülen aşırı sıcaklıklar da eklendiğinde, Avrupa son 25 yılda 20'den fazla şiddetli sıcak hava dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Omega blokajı ve ısı kubbesi Uzmanlar, günlerce aynı bölgede kalarak Avrupa'yı kavuran bu yüksek basınç sistemine "Omega blokajı" diyor. Bu sistem sıcak havayı aşağı doğru bastırırken, bulut oluşumunu engelledi, güneş ışınlarının zemini sürekli ısıtmasına neden oldu ve Sahra'daki çok sıcak havanın Batı Avrupa'ya taşınmasını kolaylaştırdı. Atmosferde meydana gelen ve belli bir bölgeyi uzun süre boyunca etkisi altına alan yüksek basınç sistemiyle oluşan bu olağanüstü koşullara "ısı kubbesi" (heat dome) de deniyor. Bu sistem, tıpkı bir tencerenin kapağı gibi davranarak, yer seviyesindeki sıcak havayı adeta hapsediyor. Yüksek basınç, havayı yukarıdan bastırarak aşağı doğru itiyor. Bu durum, hava moleküllerinin sıkışmasına ve daha da ısınmasına yol açıyor. Böylece, sıcak hava yer seviyesinde birikiyor ve dışarı çıkamaz hale geliyor. Isı kubbesi veya Omega blokajının "nihai" nedeni tam olarak bilinmiyor. Bilim insanları bu sistemlerin nasıl oluştuğunu iyi biliyor, ancak neden bazı yıllarda jet akımının bu kadar uzun süre kilitlendiği konusunda hâlâ araştırmalar yürütülüyor. Avrupa neden daha hızlı ısınıyor? Bilim insanlarına göre Avrupa şu anda dünyanın en hızlı ısınan kıtası konumunda. Kopernik İklim Değişikliği Servisi verilerine göre gezegen genelinde sıcaklıklar sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,4 derece artarken, Avrupa’da bu artış yaklaşık 2,4 dereceye ulaştı. Avrupa’nın hızla ısınmasının önemli nedenlerinden biri de coğrafi konumu. Avrupa, dünyanın geri kalanından çok daha hızlı ısınan Arktik bölgesiyle bağlantılı. Kopernik verilerine göre Arktik bölgesi sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 3,2 derece daha sıcak hale geldi. Bunun önemli nedenlerinden biri 'albedo etkisi' olarak bilinen süreç. Normalde kar ve buz, Güneş ışığını uzaya geri yansıtıyor. Ancak buzlar eridikçe altında daha koyu renkli kara ve okyanus yüzeyleri ortaya çıkıyor. Bu yüzeyler daha fazla ısı emerek erimeyi hızlandırıyor. Bilim insanları ayrıca Avrupa’da karla kaplı bölgelerin giderek küçüldüğünü ve bunun da toprağın daha fazla ısı tutmasına yol açtığını belirtiyor. El Nino tartışması: Gerçek sebep bu mu? Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), 2026 yazında El Nino gelişme olasılığını yüzde 80 civarında görüyor ve Pasifik'te gerçekten El Nino koşulları oluşmaya başlamış durumda. Fakat bu durum, Avrupa'daki bu sıcak hava dalgasının sebebinin El Nino olduğu anlamına gelmiyor. Euronews'e konuşan iklim bilimci Sarah Perkins-Kirkpatrick bunu oldukça net ifade ediyor: "Pasifik şu anda güçlü bir El Nino durumunda değil. Güçlü olduğu dönemlerde bile Avrupa yaz sıcaklıkları üzerindeki doğrudan etkisi zayıf ve belirsiz. Bu olay klasik bir jet akımı blokajı. Isı kubbesi mekanizmayı oluşturuyor, uzun vadeli küresel ısınma bunu güçlendiriyor. El Nino ise dikkat dağıtıcı bir unsur." Benzer şekilde İngiltere Meteoroloji Kurumu (Met Office) da El Nino'nun Avrupa üzerindeki etkisinin dolaylı ve güvenilir şekilde tahmin edilemeyecek kadar zayıf olduğunu belirtiyor. Yine de El Nino küresel ortalama sıcaklığı artırma eğilimindeki bir iklim olayı. Bu nedenle 2026 ve özellikle 2027'nin çok sıcak yıllar olabileceği tahmin ediliyor. Ancak bunun Avrupa'daki tek bir sıcak hava dalgasını doğrudan tetiklediğini söylemek doğru değil. Sıcak hava dalgası Türkiye'ye gelecek mi? Verilere göre sıcaklık dalgasının Türkiye'ye de gelme ihtimali var. Türkiye'nin de mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıklar yaşaması bekleniyor, ancak şu anki tahminler Fransa'daki 44 ila 45 derece seviyesindeki rekor sıcaklıkların aynısının Türkiye genelinde görüleceğini göstermiyor. Isı kubbesinin doğuya ne kadar genişleyeceği belirleyici olacak. Diğer bir deyişle, mevcut tahminler, sıcak hava dalgasının önce Orta Avrupa'ya, ardından Doğu Avrupa ve Balkanlar'a doğru ilerlediğini gösteriyor. Türkiye ise bu sistemin doğu ucunda yer alıyor ve ne kadar etkileneceği, yüksek basınç sisteminin önümüzdeki birkaç gün içinde nasıl hareket edeceğine bağlı. Sıcaklığın Avrupa genelindeki yayılımı Sıcaklığın Avrupa genelindeki yayılımı Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) Eğer Avrupa üzerindeki Omega blokajı birkaç gün daha yerini korur ve doğuya genişlerse Trakya ve Marmara'da sıcaklıklar belirgin şekilde artabilir, Ege ve Akdeniz'de zaten mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıklar daha da yükselebilir ve İç Anadolu'nun batısında da sıcak hava etkisini artırabilir. Türkiye zaten sıcak hava dalgasının içinde sayılır mı? Uluslararası haber ajanslarının son günlerde yayımladığı fotoğraflarda İstanbul, Avrupa'daki sıcak hava dalgasını betimlemede kullanılan şehirlerden biri olarak yer aldı. Bu, Türkiye'nin de sıcak havadan etkilendiğinin değerlendirildiğini düşündürüyor, ancak şu ana kadar Fransa'da görülen 43 ila 45 derece seviyelerindeki olağanüstü değerler Türkiye'de görülmüş değil. Kaynak: euronews
Bu gönderiye 1 ifade bırakıldı.
Hepsini görüntüle
1
![]() Küresel okyanuslarda Haziran ayı sıcaklık rekoru kırıldı ve 'bilinmeyen bir bölgeye' doğru ilerledikleri endişesi arttı. Yeni verilere göre, gezegenin okyanusları yılın bu zamanı için eşi görülmemiş sıcaklıklara ulaştı ve Haziran ayı sıcaklık rekorunu kırdı; bu durum küresel hava durumu ve deniz yaşamı için endişe verici sonuçlar doğurabilir. 20 Haziran'da Kaliforniya, San Diego'daki Windansea Plajı'nda Pasifik Okyanusu. Küresel okyanuslar yılın bu zamanı için rekor sıcaklıklara ulaştı. Yeni verilere göre, gezegenin okyanusları yılın bu zamanı için benzeri görülmemiş sıcaklıklara ulaştı ve Haziran ayı için tüm zamanların rekorunu kırdı; bu durum küresel hava durumu ve deniz yaşamı için endişe verici sonuçlar doğurabilir. Avrupa'nın Copernicus İklim Değişikliği Servisi'nin uydu, gemi ve şamandıralardan elde edilen ölçümlere dayanarak hazırladığı verilere göre, 21 Haziran'da küresel ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı 20,86 santigrat dereceye (69,5 Fahrenheit) ulaşarak 2024'te kaydedilen Haziran rekorunu biraz aştı. Bu rekor, başka bir veri setinde de yankı buldu. Kar amacı gütmeyen Mercator Ocean International tarafından uygulanan Copernicus Marine Service'den elde edilen veriler, deniz suyu sıcaklığının 21 Haziran'da 69,38 Fahrenheit (21 Santigrat) dereceye ulaştığını ve 2024'te belirlenen önceki rekoru 0,18 Fahrenheit dereceyle geride bıraktığını gösterdi. Anormal sıcaklık artışı , ekvatoral tropikal Pasifik Okyanusu boyunca alışılmadık derecede sıcak sularla karakterize edilen doğal bir iklim modeli olan El Niño'nun başlamasıyla tetiklendi . El Niño henüz yeni başladı ancak son on yılların en güçlülerinden biri haline gelebilir . Bunun altında, sıcaklıkları artıran insan kaynaklı iklim krizi yatıyor. On yıllardır okyanuslar, gezegenin ana ısı emici görevi görerek, insanların fosil yakıt yakmasından kaynaklanan fazla ısının %90'ını emiyor. Britanya Antarktika Araştırma Kurumu'nda okyanus bilimcisi olan Michael Meredith, "Deniz yüzeyi sıcaklıklarının yükselmesi bu nedenle beklenmedik bir durum değil," dedi. "Ancak şu anda gördüğümüz ısınma hızı endişe verici." Haziran ayında yaşanan bu eşi benzeri görülmemiş sıcakların geçici mi yoksa gelecekte yaşanacakların bir işareti mi olduğu henüz belli değil, ancak uzmanlar endişelerini dile getiriyor. Copernicus İklim Değişikliği Servisi Direktörü Carlo Buontempo, “Mevcut koşullar, bir kez daha keşfedilmemiş bir bölgeye doğru giden yeni bir aşamanın başlangıcını işaret edebilir ” dedi. “Okyanus sıcaklıklarının bu seviyelerde olması ve El Niño'nun ufukta görünmesiyle, önümüzdeki aylarda daha fazla sıcaklık rekorunun kırıldığını görmemiz muhtemel.” Okyanuslarda yaşananlar küresel hava modelleri üzerinde büyük etkiler yaratır. Daha sıcak okyanuslar havayı daha sıcak tutarak sıcak hava dalgalarını besler; fırtınaları daha şiddetli hale getirerek güçlendirir; ve buharlaşmayı artırarak aşırı yağış ve sel olasılığını yükseltir. Okyanus ısısı ayrıca mercan resiflerinin kitlesel olarak beyazlamasına , diğer deniz canlılarının ölümüne ve deniz seviyesinin yükselmesine yol açabilir . Kaynak Laura Paddison, CNN |
| Konu ile Alakalı Benzer Konular | |||||
| Konular | Yazar | Yorumlar | Okunma | Son Yorum | |
| TÜRKİYE'DE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE METEOROLOJİK AFETLER | Serkan Sezenoğlu | 25 | 19,558 |
03-02-2021, Saat: 16:56 Son Yorum: hsyn_srdr |
|
| TÜRKİYE'NİN ŞİDDETLİ DOLU İKLİMİ | Serkan Sezenoğlu | 8 | 12,051 |
20-06-2020, Saat: 09:37 Son Yorum: Ümit |
|
| KÜRESEL ISINMA MI? ISI ADASI MI? SORUNSALI | Serkan Sezenoğlu | 6 | 5,665 |
09-03-2020, Saat: 11:12 Son Yorum: godisnowhere |
|
| 2019 YILI TÜRKİYE İKLİMİ VE KÜRESEL İKLİM DEĞERLENDİRMESİ | Serkan Sezenoğlu | 2 | 3,163 |
06-03-2020, Saat: 22:53 Son Yorum: Serkan Sezenoğlu |
|
| Konuyu Okuyanlar: |
| 7 Ziyaretçi |
Powered by: Mybb







